Osmanlı imparatorluğunun kuruluşu hâdisesini, Anadolu’dan gelen bir muhacereti akvam; daha doğrusu Anadolu'da istikrarını bulamıyan bir muhaceret akınının ve toprağa yerleşmek üzere olan bir nevi muhacir göçebelerin temsil ettiği kudretin kendisine yer bulmak için önüne geçen siyasî hudutları yıkıp takatinin yettiği bir yere, Tuna boylarına ve Arabistan çöllerinin içlerine kadar yayılması hâdisesi gibi tetkik ve mütalea etmek gerekir. imparatorluğun teşekkülünden evvel Anadolu'da büyük bir izdiham halinde tekasüf eden orta Asya göçlerinin ötedenberi bu istikametlerde yayılmağa namzet bir kudret temsil ettiklerini ve ilk Osmanlı padişahlarının imparatorluğun kurulması için lâzımgelen askeri ve bu İmparatorluğa bir Türk devleti damgasını vuran her nevi kuvveti bu büyük insan hâzineleri içinden bulmuş olduklarını da görüyoruz.
Osmanlı İmparatorluğu'nun kurulması hâdisesinin büyük mikyasta nüfus kitlelerinin yer değişlirmesi nev’inden demografik yahut, "metanastasiques" hâdiselerle aynı zamanda vukua gelmiş olduğunu göstermek için; istilâlarla birlikte göçebe unsurların bu harekâtı temin edecek bir şekilde kolaylıkla ve muvaffakiyetle ileri sürülmüş olmalarını, muhtelif mıntıkaların imar ve iskânı için kullanılan sürgün usullerini ve topraklandırma ve toprağa yerleştirme siyasetinin bu hususta oynamış olduğu rolü de başka bir yerde izah edeceğiz. Biz şimdilik burada bu nüfus hareketlerinin ve büyük çapta kolonizasyon işinin şayanı dikkat tezahürlerinden birini gözden geçirelim: Mevzuubahs etmek istediğimiz mes’ele; hâli ve tenha yerlerde, boş topraklar üzerinde bu Orta Asyalı muhacirler tarafından kurulan bir nevi Türk manastırları, (couvent ermitage) olan zâviyelerle, yeni bir memlekete gelip yerleşen kolonizatör Türk dervişleridir. Dervişlerle tekkelerin son zamanlardaki şekillerine âit taşıdığımız kanaatleri sarsacak mahiyette ve iddialı olduğu kadar garib de gözükecek olan bu fikrimizi haklı gösterecek bazı vesikaları bu tetkikimizde zikredebilecek vaziyette olduğumuzu zannediyoruz. Meselenin bu suretle izah edilmesi matlub bir takım vâkıalar şeklinde hazırlanıp bahse mevzu edilmesi ise, bizim tetkikimizin yeniliklerinden biri olacaktır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Tarihi ve Medeniyeti, Osmanlı Kurumları ve Medeniyeti (Diğer), Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 1942 |
| Kabul Tarihi | 1 Haziran 1942 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 1942 |
| IZ | https://izlik.org/JA42DJ68FX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 1942 Sayı: 2 |
Vakıflar Dergisi Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Haziran ve Aralık aylarında yayımlanan süreli ilmi yayınıdır. Yayın talebiyle Vakıflar Dergisi’ne gönderilen makaleler Yayın Kurulu tarafından ön incelemeye tabi tutulur ve uygun bulunan makaleler incelenmek üzere çift kör hakem sistemiyle alanında uzman en az iki akademisyene gönderilir. Hakem raporları ve Yayın Kurulu kararı ile Vakıflar Dergisi'nde yayımlanması kabul edilen yazıların telif hakkı Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmiş sayılmakla birlikte yayımlanan makaleler ilgili okuyucular ve araştırmacılar tarafından kaynak gösterilmek koşuluyla kullanılabilir.