EN
TR
Roman Topluluğunu Anlamak: İstanbul Arnavutköy Boyalık Mahallesi Örneği
Öz
Birçok ülkede varlık gösteren Romanları, yaşadıkları toplum içinde fark etmemek mümkün değildir. Onlar renkli giyimleri, neşeli tavırları ve kendilerine özgü göçebe/yarı göçebe yaşamlarıyla kimine ilginç gelebilmektedir. Hindistan’dan diğer ülkelere göç eden Romanların, birbirlerine benzer ve birbirlerinden farklılaştıkları kültürel noktalarının bulunması, kök kültürlerini halen taşımalarına rağmen yaşadıkları toplumdan da etkilendiklerini göstermektedir. Toplum, mekanik ve organik dayanışmanın bir bütünüdür ve farklı grupların anayasal düzenle birbirleriyle uyumlu hareket etmeleri, kültürel zenginliğin göstergesidir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’de bulunan Roman topluluğunun tümünü ele almak değildir. Romanlar kendi içlerinde Rom, Dom ve Lom alt topluluklarına ayrılmaktadır. Modernleşmenin etkisiyle bürokrasiye uyum göstermeye gayret eden ve toplumsallaşmasını gerçekleştirmeye devam eden Rom toplulukları Türkiye’nin Batısına göç etmiş olanlardır. Bu amaçla İstanbul Arnavutköy Boyalık Mahallesinde yaşayan Romanlarla bir saha çalışması gerçekleştirilmiştir. 2023- 2024 yıllarında çalışılan sahada, karma araştırma yöntemi, anket ve katılımlı gözlem teknikleriyle ilerlenmiştir. Araştırma evrenini oluşturan 18 yaş üstü 122 kadın ile erkek Romandan, 25 kişilik araştırma örneklemi seçilerek hipotezlere odaklanılmıştır. Onların gözünden Roman olma deneyimleri elde edilmeye çalışılmış ve kültür bilim üzerinden empati geleneğiyle bulgular, sahadan toplanan bilgilerle yorumlanmıştır. Özetle bu çalışma, toplumsal dayanışmaya uyum gösterme eğiliminde olan Romanlara odaklanmakla birlikte tabakalaşma/gettolaşma/ ötekileştirme unsurlarına da değinerek, bütüncül ve tümevarımcı yaklaşımla yürütülen bir saha araştırmasına dayanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, Boyalık Mahallesi Romanları her ne kadar İstanbul’un çevresinde bulunsalar da kentleşmenin getirisiyle birlikte değişime gelişimle katkıda bulundukları, eğitim ile ekonomik refah düzeylerinin nispeten iyileştiği, bunun neticesinde de toplumsal dayanışmaya katılım göstermeye başladıkları söylenebilmektedir. Süregelen dayanışmada, ulus-devlet yapılanmasının ve yeni dönem iç siyasetinin de etkili olduğu söylenebilir.
Anahtar Kelimeler
Destekleyen Kurum
TÜBİTAK
Etik Beyan
Bu çalışma için İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilim Etik Komisyonundan etik kurul onayı alınmıştır (Tarih:30.03.2023, Toplantı No: 2023/03).
Teşekkür
Bu çalışma, 1919B012219123 numaralı TÜBİTAK projesi kapsamında desteklenmiştir. TÜBİTAK’a desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.
Kaynakça
- Beauvoir, S. D. (2022). Müphemlik Ahlakı Üzerine Pirus ve Sineas. Çev., Gülçin Kaya-Rocheman. İstanbul: Everest Yayınları.
- Bourdieu, P. (1998). Practical Reason. California: Stanford University Press.
- Çatlı Özen, G. (2017). Nusayrîlerin kültürel etkileşim incelemeleri. Journal of Analytic Divinity, 1(1), 150–162.
- Douglas, M. (2007). Saflık ve Tehlike Kirlilik ve Tabu Kavramlarının Bir Çözümlenmesi (Emine Ayhan, Çev.) İstanbul: Metis Yayıncılık.
- Fraser, A. (2005). Avrupa Hakları Çingeneler, İstanbul: Homer Kitapevi.
- Fırat, M. (2016). Çingeneliği Anlamanın İmkânı: Çingeneler Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma: Malatya Örneği, Doktora Tezi, Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elâzığ.
- Giddens, A. (2008). Sosyoloji (Cemal Güzel, Yayına hazırlayan) İstanbul: Kırmızı Yayınları.
- Goffman, E. (1963). Stigma: Notes on the Management of Spoiled Identity. New Jersey: Prentice-Hall.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Modernleşme Sosyolojisi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yayımlanma Tarihi
27 Aralık 2024
Gönderilme Tarihi
11 Eylül 2024
Kabul Tarihi
16 Aralık 2024
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2024 Cilt: 3 Sayı: 2