In this review, the import of live animals and red meat in the Türkiye livestock sector and its effects on the livestock sector will be examined. With the increasing population, the demand for animal food is also increasing day by day. When the current situation of Türkiye in agriculture and livestock is examined, it is seen that despite its rich resources, it has been a country that has been importing continuously since 2010. While Türkiye was an exporter in agriculture and livestock until 1980, it became an importer country due to the economic policies implemented and decisions taken in the following periods. Due to the Bovine Spongioform Encephalopathy (BSE) that broke out in the global arena in 1996, import of animals and animal products, except for breeding animals, was prevented with high taxes in international trade and the import period that occurred after 1980 in Türkiye was ended. However, due to the great drought experienced in 2007-2008 and the increase in welfare experienced in 2010-2011, there was an increase in meat prices above inflation due to the decreasing supply and increasing demand in the red meat market, and the resulting price increases were tried to be prevented by imports. The total value of imports, which have continued uninterruptedly for the last 15 years, is calculated to be 11.3 billion dollars ($). In order to reduce Türkiye's import dependency, productivity must first be increased. It is thought that it would be appropriate to increase the proportion of meat breeds in the Türkiye cattle herd composition. If the red meat deficit cannot be closed despite the change in herd composition and increased productivity, it would be appropriate to increase the animal stock. In the short term, it may be considered reasonable for ESK to import red meat in terms of price stability. In the medium and long term, it is evaluated that imports should be limited to breeding animals only.
Bu derlemede, Türkiye hayvancılık sektöründe canlı hayvan ile kırmızı et ithalatı ve hayvancılık sektörüne etkileri incelenecektir. Artan nüfus ile birlikte hayvansal gıdaya olan talep de her geçen gün artmaktadır. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki mevcut durumu incelendiğinde, sahip olduğu zengin kaynaklara rağmen 2010 yılından itibaren aralıksız olarak ithalat yapan bir ülke konumunda olduğu görülmektedir. Türkiye 1980 yılı öncesine kadar tarım ve hayvancılıkta ihracatçı ülke konumundayken sonraki dönemlerde uygulanan ekonomi politikaları ve alınan kararlar nedeniyle ithalatçı ülke konumuna gelmiştir. Dünya genelinde 1996’da ortaya çıkan Deli Dana Hastalığı (BSE) sonrası, damızlık hayvan hariç hayvan ve hayvansal ürün ithalatına yüksek vergiler getirildi. Böylece 1980 sonrası başlayan ithalat dönemi sona erdi. Türkiye’de 2007–2008’de yaşanan kuraklık ve 2010–2011’deki refah artışı, kırmızı et arzını azalttı ve talebi yükseltti. Bu durum, et fiyatlarının enflasyonun üzerinde artmasına yol açtı. Son 15 yıldır aralıksız olarak devam eden ithalatın toplam değerinin 11,3 milyar dolar ($) olduğu hesaplanmıştır. Türkiye’de ithalat bağımlılığını azaltmak için öncelikle verimliliğin artırılması gerekmektedir. Türkiye sığır sürü kompozisyonunda etçi ırkların oranının artırılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Sürü kompozisyonundaki değişim ve verimlilik artışına rağmen halen kırmızı et açığının kapatılamaması durumunda hayvan varlığının artırılması uygun olacaktır. Kısa dönemde fiyat istikrarı açısından Et ve Süt Kurumu (ESK)’nun kırmızı et ithalatı yapması makul olarak değerlendirilebilir. Orta ve uzun dönemde ithalatın sadece damızlık hayvanlarla sınırlandırılmasının gerektiği düşünülmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hayvan Sağlığı Ekonomisi ve İşletmeciliği |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 97 Sayı: 1 |
Veteriner Hekimler Derneği Dergisi açık erişimli bir dergi olup, derginin yayın modeli Budapeşte Erişim Girişimi (BOAI) bildirisine dayanmaktadır. Yayınlanan tüm içerik, çevrimiçi ve ücretsiz olarak sunulan Creative Commons CC BY-NC 4.0 lisansı altında lisanslanmıştır. Yazarlar, Veteriner Hekimler Derneği Dergisi'nde yayınlanan eserlerinin telif haklarını saklı tutarlar.
Veteriner Hekimler Derneği / Turkish Veterinary Medical Society