Geç Antikçağ, Roma İmparatorluğu’nun siyasal, toplumsal ve kültürel yapılarında kapsamlı dönüşümlerin yaşandığı, klasik dünyadan Ortaçağ’a geçişi temsil eden bir dönemdir. Üçüncü yüzyılın ortalarından itibaren artan sınır baskıları, iç savaşlar, merkezi otoritenin zayıflaması ve Hıristiyanlığın devlet dini hâline gelmesi, Roma dünyasını yalnızca siyasi değil, aynı zamanda sosyal ve ideolojik bir yeniden yapılanma sürecine sokmuştur. Bu bağlamda Geç Antikçağ, sadece krizler ve çöküşler çağı olarak değil, aynı zamanda önemli süreklilikler ve dönüşümler çağı olarak da değerlendirilmelidir.
Bu dönüşüm yalnızca kurumlarla sınırlı kalmamış, toplumsal cinsiyet ilişkileri ve kadınların kamusal alandaki konumları da bu dönemde önemli değişimlere uğramıştır. Roma toplumunda kadınlar hukuki olarak yurttaş statüsüne sahip olsalar da siyasî temsil ve kamu yönetimi alanlarında doğrudan yetkilere sahip değillerdi. Ancak özellikle hanedan üyesi kadınlar, siyasi meşruiyetin taşıyıcıları, hanedanın devamlılığının sembolleri ve çoğu zaman saray entrikalarının merkezinde yer alan aktörler olarak öne çıkmışlardır. Geç Antikçağ’da bu anlamda öne çıkan en dikkat çekici figürlerden biri Galla Placidia’dır (MS 388–450). İmparator I. Theodosius’un (MS 379-395) kızı, Batı Roma İmparatoru III. Constantius’un eşi ve II. Valentinianus’un (MS 425-455) annesi olan Galla Placidia, hayatı boyunca yalnızca hanedana bağlı bir kadın kimliğiyle değil siyasî kriz dönemlerinde aktif yönetsel roller üstlenen bir figür olarak sahneye çıkmıştır. MS 425-450 yılları arasında Batı Roma İmparatorluğu’nun fiili yöneticisi olarak siyasî ve askerî alanlarda aktif rol üstlenen Galla Placidia, imparatorluk içindeki güç dinamikleri ve dış tehditler karşısında karmaşık bir yönetim süreci yürütmüştür. Makalede, Placidia’nın naiplik görevi süresince karşılaştığı cinsiyet temelli kısıtlamalar, generaller arası rekabet, barbar istilaları, ekonomik krizler ve dini çatışmalar analiz edilmiştir. Özellikle oğlunun reşit olmadığı dönemde üstlendiği naiplik görevi, onun Batı Roma’da fiilen en yüksek siyasi otorite konumuna yükselmesini sağlamıştır. Ancak bu iktidar deneyimi, onu Roma’daki kadın temsilinin sınırlarıyla yüzleşmek zorunda bırakmıştır. Çalışma, Galla Placidia’nın yönetiminin Batı Roma’nın genel çöküş süreciyle paralel ilerlediğini, buna rağmen kadın iktidarının bu dönemdeki işleyişi ve sınırlarının anlaşılmasında merkezi bir rol oynadığını göstermektedir.
Galla Plasidia Roma İmparatorluğu Gotlar Kadın İktidarı Augusta
Late Antiquity is a period of extensive transformations in the political, social and cultural structures of the Roman Empire, representing the transition from the classical world to the Middle Ages. From the middle of the third century onwards, increasing border pressures, civil wars, the weakening of central authority, and the rise of Christianity as the state religion led the Roman world into a process of not only political but also social and ideological restructuring. In this context, Late Antiquity should be considered not only as an age of crises and collapse, but also as an age of important continuities and transformations.
This transformation was not limited to institutions; gender relations and women's position in the public sphere also underwent significant changes in this period. Although women in Roman society had the legal status of citizens, they did not have direct authority in the fields of political representation and public administration. However, women, especially members of the dynasty, came to the fore as carriers of political legitimacy, symbols of dynastic continuity, and often as actors at the centre of palace intrigues. Galla Placidia (388-450 AD) is one of the most prominent figures in this sense in Late Antiquity. Galla Placidia, daughter of Emperor Theodosius I (379-395 AD), wife of Western Roman Emperor Constantius III and mother of Valentinian II (425-455 AD), appeared on the stage throughout her life not only as a dynastic woman but also as a figure who assumed active managerial roles in times of political crisis. As the de facto ruler of the Western Roman Empire between 425-450 AD, Galla Placidia played an active role in the political and military spheres and carried out a complex administrative process in the face of internal power dynamics and external threats. The article analyses the gender-based restrictions, competition among generals, barbarian invasions, economic crises and religious conflicts that Placidia faced during his regency. Especially the regency, which she assumed during the minority of her son, enabled her to rise to the position of the de facto highest political authority in Western Rome. However, this experience of power forced her to confront the limits of female representation in Rome. The study demonstrates that Galla Placidia's rule ran parallel to the general decline of Western Rome, and yet played a central role in understanding the functioning and limits of female power in this period.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Avrupa Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 10 |
ViSBiD, MLA ve Crossref tarafından indekslenmektedir. Ayrıca Index Copernicus takip sistemine alınmıştır.