Osmanlı-Türk dünyasının ilk yazılı anayasası olan 1876 Kânûn-ı Esâsî’sinde padişahın hükümran olma pozisyonunun, bu kuşak anayasalarda görüldüğü üzere dağıtılması ve özellikle yasama gücü bakımından, gücünü seçilmiş olmaktan alan bir meclisin bunu kullanması beklenirken; bu gerçekleşmemiş ve etkili bir meclis vücuda getirilmemiştir. Kânûn-ı Esâsî’de anayasal mimariden beklenen kuvvetler ayrımı ve yasama gücünü tamamıyla elinde bulunduran bir seçilmiş meclis kurgusundan uzak kalınmıştır. İki kanatlı bir yasama meclisinin bir kanadı “Meclis-i Âyân” adıyla tamamen padişah tarafından ve ömür boyu olarak atanan üyelerden oluşurken; seçilmiş kanat olarak düşünülen Meclis-i Mebûsân, her elli bin erkek nüfusa bir üye hesabıyla ve ancak vilayet meclislerinin seçilmiş üyeleri tarafından seçilecekti. Bu şekilde oluşan bir meclis, temsil gücünün olması bir yana, yasama gücünü kullanma bakımından da padişah ve Âyân Meclisi tarafından sıkı kayıtlamalara tabi tutulmuştur.
Bakanlar Kurulu kanun tasarısı hazırlayabileceği gibi Âyân ve Mebûsân Meclisi de belli konularda kanun teklifi verebileceklerdi. Ancak bunun için sadrazam vasıtasıyla padişahtan izin istenecek, padişah uygun bulursa, bu teklifin ilgilisi daireden alınacak ayrıntılı görüş ile beraber kanun teklifinin hazırlanması Şûrâ-yı Devlet’e havale edilecekti. Şûrâ-yı Devlet’te düzenlenen kanun tekliflerinin yasalaşması için sadece seçilmiş meclis olan Mebûsân Meclisi’nde kabul edilmesi yeterli olmayacak, aynı şekilde Âyân Meclisi’nde de kabul edildikten sonra padişah da onaylarsa yürürlüğe girecekti. Mebûsân Meclisi’nin kanun teklifi vermeye salahiyetinin olmadığı alanlar ise, “din işleri, padişahın hakları ve hürriyeti, Kânûn-ı Esâsî hükümleri, Devlet’in bütünlüğü, memleketin iç emniyeti, vatanın savunma ve korunma araçları ve umumi adaba zarar verir konular” olarak sıralanmıştı. Bu sebeple Mebûsân Meclisi bakımından yasama alanının genelliğinin aksine sınırlı bir yasama alanından söz edilebilecekti. Kânûn-ı Esasi ilk vaz’ edildiği haliyle kanun yapma, var olanı değiştirme veya düzeltme gücüne sahip etkili bir seçilmiş meclis kurgusundan uzakta, padişah ve Âyân Meclisi’nin gölgesinde sınırlı bir yasama gücüne sahip bir meclis izlenimi vermektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Anayasa ve Siyasal Kurumlar |
| Bölüm | Düşünce Yazısı |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Aralık 2024 |
| Kabul Tarihi | 24 Ocak 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 4 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 1 |