ABSTRACT
Terms are words that are the representations of concepts in language that are the concrete counterparts of the meanings of various phenomena in the mind. Correct understanding of concepts and expressing them in correct terms is directly proportional to knowledge. On the other hand, using concepts out of their scientific purposes can lead to various misconceptions within their discipline. Preventing these misconceptions is a much more difficult process than correcting individual misunderstandings. In this research it is focused on a misconception that emerged with the inclusion of the term "coma" into the Turkish makam music discipline in the twentieth century and negatively affected both theory and performance. The main reason for the emergence of the misconception in question is that the term "coma" was used in Turkish maqam music theory without fully examining its scientific equivalent and was directly associated with the concept of pitch, which forms the basis of this musical tradition. The source of the perception expressed as “There are comas in Turkish makam music!” is actually this misconception. In this research, it is aimed that the misconception in question is clearly revealed by examining the approaches adopted in the theoretical sources of Turkish makam music within the framework of tuning systems and thus defining the concept of pitch correctly. By recalling the scientific definitions of the term "coma" during the research process, it can be determined how far this term is from both the Turkish makam music theory and the concept of pitch, which forms the basis of the theory-performance relationship of this tradition. In addition to these determinations, the research also focuses on the relationship between the concept of pitch and instruments and makes various suggestions about the transfer of this tradition.
Turkish maqam music theory concept of perde in Turkish maqam music concept of coma tuning scales in Turkish maqam music misconceptions in Turkish maqam music theory
ÖZ
Terimler, çeşitli olguların anlamlarının zihindeki somut karşılıkları olan kavramların dildeki temsilleri olan sözcüklerdir. Kavramların doğru anlaşılması ve doğru terimlerle ifade edilmesi bilgiyle doğru orantılıdır. Öte yandan kavramların bilimsel amaçları dışında kullanılmaları ise bulundukları disiplin içerisinde çeşitli kavram yanılgılarına yol açabilmektedir. Bu yanılgıların önüne geçmek ise bireysel yanlış anlamaların düzeltilmesinden çok daha zor bir sürece yayılmaktadır. Bu araştırmada, yirminci yüzyılda “koma” teriminin Türk makam müziği disiplini içerisine dahil edilmesiyle ortaya çıkan ve hem teoriyi hem de icrayı olumsuz etkileyen bir kavram yanılgısına odaklanılmaktadır. “Koma” teriminin Türk makam müziği teorisi içerisinde bilimsel karşılığı tam olarak irdelenmeden kullanılmış olması ve bu müzik geleneğinin temelini oluşturan perde kavramıyla doğrudan ilişkilendirilmesi söz konusu kavram yanılgısının ortaya çıkışının başlıca nedeni olmuştur. “Türk makam müziğinde komalar vardır!” şeklinde ifade edilen algının kaynağı da aslında bu kavram yanılgısıdır. Bu araştırmada Türk makam müziğinin teorik kaynaklarında benimsenen yaklaşımların ses sistemi kavramı çerçevesinde ele alınması ve böylece perde kavramının doğru tanımlanmasıyla söz konusu kavram yanılgısı net biçimde ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma sürecinde “koma” teriminin bilimsel tanımlamalarının hatırlatılmasıyla bu terimin gerek Türk makam müziği teorisine gerekse bu geleneğin teori-icra ilişkisinin temelini oluşturan olan perde kavramına ne denli uzak olduğu tespit edilebilmektedir. Bu tespitlere ek olarak araştırmada perde kavramının çalgılarla ilişkisi üzerinde de durulmakta ve bu geleneğin aktarımı konusunda çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.
Türk makam müziği teorisi Türk makam müziğinde perde kavramı koma kavramı Türk makam müziğinde ses sistemleri Türk makam müziği teorisinde kavram yanılgıları
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Müzik Teorileri |
Bölüm | Araştırma Makaleleri |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 4 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 27 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 23 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 2 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 1 |