Türkiye, hızla yaşlanan nüfus yapısıyla demografik dönüşüm sürecinin kritik bir
eşiğinde bulunmaktadır. 2024 yılı itibarıyla 65 yaş üstü nüfus oranı %10,6’ya
yükselmiştir. TÜİK projeksiyonlarına göre bu oran 2060’ta %27’ye, 2100 yılında ise
her üç kişiden birinin yaşlı olacağı bir düzeye ulaşacaktır. Bu demografik değişim;
sosyal güvenlik sistemleri, iş gücü piyasası, aile yapısı ve ekonomik sürdürülebilirlik
üzerinde önemli baskılar oluşturmaktadır. Azalan doğurganlık oranları nedeniyle
genç nüfus daralmakta ve iş gücüne katılım oranı düşerken, yaşlı nüfusun yalnızlık,
bakım ve sosyal destek ihtiyacı giderek artmaktadır. Bakım sorumluluğunun büyük
ölçüde kadınlar tarafından üstlenilmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini
derinleştirirken, mevcut sosyal güvenlik sistemi artan mali yükleri karşılamakta
zorlanmaktadır. Uluslararası deneyimler, özellikle Japonya, Almanya ve İsveç
örnekleri; yaşlanan nüfusa uyum sağlayabilmek için teknoloji odaklı bakım modelleri,
dijital kapsayıcılık, kamu-aile iş birliği ve uzun dönemli bakım sigortası gibi
stratejilerin etkili olabileceğini göstermektedir. Türkiye’nin demografik yaşlanmayı
bir krize dönüşmeden yönetebilmesi için doğurganlığı teşvik eden sosyal politikaların
geliştirilmesi, bakım hizmeti altyapısının güçlendirilmesi, sosyal güvenlik sisteminin
reforme edilmesi ve aileyi destekleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi
gerekmektedir. Bu çalışma, Türkiye’nin demografik yaşlanma sürecine uyum
sağlayabilmesi için kapsamlı, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir politika çerçevesi
sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmış elde
edilen bulgular doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Demografik Yaşlanma Sosyal Güvenlik Yaşlı Bakımı Doğurganlık Politikası Sürdürülebilir Politika
Turkey is at a critical juncture in its demographic transition, characterized by a
rapidly aging population. As of 2024, the proportion of individuals aged 65 and above
reached 10.6%. According to projections by the Turkish Statistical Institute (TÜİK),
this rate is expected to rise to 27% by 2060 and reach one-third of the total population
by 2100. This demographic shift exerts significant pressures on social security
systems, labor markets, family structures, and economic sustainability. Declining
fertility rates result in a shrinking young population and reduced labor force
participation, while the elderly face increasing challenges related to social isolation,
care, and support. The burden of care predominantly falls on women, exacerbating
gender inequalities, and the current social security system struggles to meet the rising
financial demands. International experiences, particularly from Japan, Germany, and
Sweden, indicate that technology-driven care models, digital inclusion, public-family
partnerships, and long-term care insurance can effectively address the challenges of an aging population. To manage demographic aging proactively and prevent it from
becoming a crisis, Turkey needs to implement social policies that encourage fertility,
strengthen care infrastructure, reform the social security system, and establish family
supportive mechanisms. This study aims to provide a comprehensive, practical, and
sustainable policy framework to enable Turkey to adapt effectively to its demographic
aging process. Document analysis technique was used in the research and suggestions
were made in line with the findings obtained.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Cultural Studies (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 1, 2025 |
| Acceptance Date | January 28, 2026 |
| Publication Date | February 26, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33404/anasay.1814719 |
| IZ | https://izlik.org/JA45MU97KP |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 33 |
Creative Commons Attribution-NonCommercial (CC BY-NC) 4.0 International Licens