The presence of individuals acting under the control of the state and instigating others to commit a crime poses serious threats to individual rights and freedoms, particularly the right to a fair trial. The incitement actions of such individuals, known as agent provocateurs, cannot be justified on the grounds of fighting against crime. Therefore, while fighting against organized crime, the need has arisen for officials who are not agent provocateurs but instead passively observe the suspect’s acts and gather evidence. Consequently, the institution of undercover investigators has emerged. However, undercover investigators who initially legally appointed could assume the role of an agent provocateur if their acts provoke people in criminal behaviour. In this respect, it is significant to clarify the criteria for determining under which circumstances the actions of assigned officials constitute the conduct of agent provocateurs. With this aim, this study examines the judgments of the European Court of Human Rights regarding agent provocateurs. Subsequently, it addresses whether the decisions of the Court of Cassation align with the jurisprudence of the ECHR.
Agent Provocateurs Instigation Undercover Investigator The Right to a Fair Trial The Principle of Equality of Arms
Devletin kontrolü altında faaliyet gösteren ve kişileri suç işlemeye azmettiren kimselerin varlığı, adil yargılanma hakkı başta olmak üzere, kişi hak ve özgürlükleri açısından ciddi bir tehdit teşkil eder. Kışkırtıcı ajan olarak adlandırılan bu kimselerin, kışkırtma davranışları, suçla mücadele amaçları gerekçe gösterilerek mazur gösterilemez. Bu sebeple, organize suçlarla mücadelede, kışkırtıcı ajan niteliğinde olmayan, pasif bir şekilde şüphelinin davranışlarını izleyen ve delil toplayan görevlilere ihtiyaç duyulmuş, neticede gizli soruşturmacı kurumu ortaya çıkmıştır. Ancak başlangıçta hukuka uygun şekilde görevlendirilen gizli soruşturmacının, kışkırtma davranışlarında bulunması hâlinde kışkırtıcı ajan hüviyetine bürünmesi söz konusu olmaktadır. Bu minvalde, görevli kimselerin davranışlarının hangi durumlarda kışkırtıcı ajanlık niteliğinde olduğunu belirlemeye yönelik ölçütleri izah etmek önem arz eder. Çalışmada bu amaçtan yola çıkılmış ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kışkırtıcı ajanlığı incelediği kararları ele alınmıştır. Daha sonra Yargıtay kararlarının bu konuda, AİHM içtihatlarıyla tutarlı olup olmadığı meselesine değinilmiştir.
Kışkırtıcı Ajan Azmettirme Gizli Soruşturmacı Adil Yargılanma Hakkı Silahların Eşitliği İlkesi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 10 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
TR-DİZİN, HeinOnline, GoogleScholar, Academindex, Sherpa Romeo, Ulrich’s Periodicals Directory ve Asos Index veri tabanlarında taranmaktadır.
Dergimiz 2024 Mayıs sayısından itibaren yalnızca elektronik ortamda yayınlanacaktır.
Dokuz Eylul University Publishing Web-Page
https://kutuphane.deu.edu.tr/yayinevi/
İletişim sayfamız
https://dergipark.org.tr/tr/pub/deuhfd/contacts

