The roots of a man being attracted to his own sex and having different feelings towards it, which is an act that the holy books consider a very ugly act and strictly forbid, go back a long way. This phenomenon was seen in ancient Greece at an early period. Accordingly; in ancient Greek society, the relationship between two men was called ‘paiderastia/pederasty’. In other words, “paiderasty means love experienced with a boy”. Etymologically, the term paiderasty is derived from the combination of the Greek words “erastia” meaning “to love” and “pais” meaning “boy”. However, it is said that it would be wrong to think that this is a homosexual relationship in the current sense, considering the meaning given to the word “paiderastia”, which is the name of the pederasty relationship. Because neither such a homosexual lifestyle nor such an understanding existed in ancient Greece. The meaning given to paiderasty is more to give a man a sense of citizenship and to integrate him into society, and it has a pedagogical function. This also indicates a period when adults were preparing to transform into actual citizens who could use the social and political rights of potential citizens for the youth. However, it is seen that this was not the case and that the situation evolved to a different dimension, albeit slightly. We see the reflections of this evolution in Arabic poetry. Praises to the Ghulams, parallel to the changes seen in social life and poetry, played a role in the emergence of the genre of “el-ghazal bi’l-muzakker” and paved the way for the emergence of the phenomenon of shahid-bazi, a first in Arabic poetry. A similar situation was also valid for Persian poetry, and from the very beginning, poets began to write poems in the shahid-bazi style, and this became a tradition. One of the poets who wrote poems in this style is Sa’di-i Shirazi.
Kutsal kitapların çok çirkin bir eylem olarak gördüğü ve şiddetle yasakladığı bir fiil olan bir erkeğin kendi cinsine ilgi duyması ve ona karşı farklı bir duygu beslemesinin kökenleri çok eskiye dayanır. Bu olgu erken bir dönemde antik Yunan’da görülmüştür. Buna göre; antik Yunan toplumunda iki erkek arasında yaşanan ilişkiye ‘paiderastia/oğlancılık’ denilmektdir.” Başka bir söylemle “paiderastia, oğlanla yaşanan sevgi” anlamına gelmektedir. Paiderastia, terimi etimolojik olarak, Yunancada “sevmek” anlamına gelen “erastia” ile “oğlan” demek olan “pais” sözcüklerinin birleşmesinden türemiştir. Fakat Oğlancılık ilişkisinin adı olan “paiderastia” kelimesine yüklenen anlama bakarak bunun bugünkü anlamda eşcinsel bir ilişki olduğunu düşünmenin yanlış olacağı söylenmektedir. Çünkü antik Yunan’da ne bu tarz bir eşcinsel yaşam tarzı ne de böyle bir anlayış var olmuştur. Paiderastia’ya yüklenen anlam, daha çok bir erkeğe yurttaşlık bilinci vermek ve onu topluma kazandırmak olup pedegojik işleve sahiptir. Bu aynı zamanda yetişkinlerin gençler için potansiyel yurttaşın toplumsal ve siyasi haklarını kullanabilecek fiili yurttaşa dönüşmeye hazırlandığı bir dönemi ifade eder. Fakat bunun böyle olmadığ az da olsa işin farklı bir boyuta evrildiği görülmektedir. Bu evrilmenin yansımalarını Arap şiirinde de görmekteyiz. Gulâmlara yapılan övgüler, sosyal hayatta ve şiirde görülen değişikliklere paralel olarak “el-gazel bi’l-müzekker” türünün doğuşunda rol oynadı ve Arap şiirinde bir ilk olarak şâhid-bâzî olgusunun ortaya çıkışına zemin hazırladı. Benzer durum Fars şiiri için de geçerli oldu ve daha ilk dönemden itibaren şâhid-bâzî tarzı şiirler şairler tarafından yazılmaya başlandı ve bu, bir gelenek hâline dönüştü. Bu tarz şiir yazan şairlerden biri de Sa’dî-i Şîrâzî’dir.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Persian Language, Literature and Culture |
Journal Section | Article |
Authors | |
Publication Date | March 29, 2025 |
Submission Date | February 20, 2025 |
Acceptance Date | March 15, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Issue: 22 |
Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution NonCommercial 4.0 International License