Bu çalışma Türk kamu yönetiminin, afetlerin yol açtığı risk ve krizler karşısında nasıl hareket ettiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Afet yönetimi, kamu yönetimi ve sosyoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getirip geniş bir tartışma yelpazesi elde etmek çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu hususta çalışma risk toplumu kuramının epistemolojik zemininden oldukça faydalanmaktadır. Modern risk toplumu risklerin genelleştiği, yaygınlaştığı toplumu ifade etmektedir. Bu riskler arasında doğal afet riskleri, içlerinde taşıdıkları olası felaketler ölçüsünce incelenmeyi hak etmektedir. Kamu yönetimi, diğer risk gruplarında olduğu gibi doğal afet riskleri ve bunların yol açabileceği felaketler karşısında temel aktör olarak belirmektedir. Bu çalışmada Türk kamu yönetiminin doğal afet riskleri karşısında nasıl hareket ettiği, doğal afet krizleri ile nasıl mücadele ettiği soruları 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler örneklemi üzerinden açıklanmayı çalışılmıştır. Bu çabadan hareketle Türk kamu yönetiminin dünyada yürütülen afet yönetimi politika ve uygulamalarına ne derece entegre olduğu hususlarına da değinilmiştir. Dünyada yürütülen çalışmaları ışığında Türk kamu yönetim sisteminin geleneksel bir seyir mi izlediği yoksa daha modern ve bütünleşik bir afet yönetimi anlayışına mı geçildiği hususu çalışma içerisinde ele alınmıştır. Çalışmada ele alınan Türk afet yönetimi hususu yasal, yapısal ve tarihsel açılardan irdelenmiştir. Betimsel araştırmaya örnek olabilecek bu çalışma durum araştırmasına örnek bir çalışma olup kurumsal ve analitik incelemeler ışığında şekillenmiştir. Daha dirençli bir afet yönetim sisteminin kullanılması ve afetler karşısında aktif vatandaş modelinin gerekliliği araştırma bulguları doğrultusunda geliştirilen öneriler arasında yer almaktadır.
This study aims to examine how Turkish public administration acts in the face of risks and crises caused by disasters. Another objective of the study is to bring together different disciplines such as disaster management, public administration, and sociology, thereby achieving a broad spectrum of discussion. In this regard, the study benefits significantly from the epistemological foundation of the risk society theory.
The modern risk society refers to a society where risks are generalized and widespread. Among these risks, natural disaster risks deserve to be examined to the extent of the potential catastrophes they carry. Public administration emerges as the primary actor in the face of natural disaster risks and the catastrophes they may cause, just as with other risk groups.
In this study, the focus is on how Turkish public administration acts in the face of natural disaster risks and how it combats natural disaster crises, using the example of the February 6 Kahramanmaraş-centered earthquakes. Based on this effort, the study also addresses the extent to which Turkish public administration is integrated into global disaster management policies and practices.
Within the context of global practices, the study examines whether the Turkish public administration system follows a traditional trajectory or has transitioned to a more modern and integrated disaster management approach. The issue of Turkish disaster management addressed in the study has been analyzed from legal, structural, and historical perspectives.
This study, which can be an example of descriptive research, is an example of a case study and has been shaped in the light of institutional and analytical reviews. The use of a more resilient disaster management system and the necessity of an active citizen model in the face of disasters are among the suggestions developed in line with the research findings.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Public Administration |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 11, 2025 |
| Acceptance Date | April 9, 2025 |
| Publication Date | December 25, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 21 Issue: 4 |
