Aim: This study aims to examine Abū al-Ḥasan al-Sindī al-Ṣaghīr’s approach to the problem of human acts and divine decree (qadar), and to systematically analyze his critiques of the Muʿtazilite and Jabrite positions. In this context, Sindī’s understanding of kasb (acquisition) is evaluated within the framework of classical Sunnī kalām.
Method: The study employs a text-centered content analysis of Sindī’s relevant treatise. First, the fundamental concepts concerning human acts are examined; subsequently, Sindī’s criticisms of the Muʿtazila and the Jabriyya are thematically categorized and analyzed. A comparative method is also utilized to assess Sindī’s position in relation to the major theological schools of classical kalām.
Results: The findings indicate that Sindī criticizes the Muʿtazilite doctrine of tafwīḍ on the grounds that it restricts divine omnipotence, while he rejects the deterministic view of the Jabriyya for undermining human responsibility. According to Sindī, acts are ontologically created by God; however, the servant’s partial will and originated power constitute a genuine mode of participation in the realization of the act. This dual attribution seeks to preserve a balance between divine creation and human accountability.
Conclusion: The study demonstrates that Sindī develops a systematic theological model based on conceptual distinctions while defending the Sunnī doctrine of kasb. His approach offers a coherent framework that reconciles divine omnipotence with human moral responsibility, reflecting the continuity and dynamism of classical debates on predestination.
Originality: This research provides a comprehensive and systematic analysis of Sindī’s theory of human acts, contributing to the limited existing literature. In particular, his articulation of kasb through the distinction between source and relational attribution is examined in a unified and analytical manner for the first time.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Ebü’l-Hasen es-Sindî es-Sağîr’in insan fiilleri ve kader meselesine ilişkin yaklaşımını incelemek ve onun Mu‘tezile ile Cebriyye’ye yönelttiği eleştirileri sistematik biçimde ortaya koymaktır. Bu bağlamda Sindî’nin kesb anlayışı, klasik Ehl-i sünnet kelâmı çerçevesinde değerlendirilecektir.
Yöntem: Çalışmada Sindî’nin ilgili risalesi metin merkezli bir içerik analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Öncelikle insan fiilleri konusundaki temel kavramlar tahlil edilmiş; ardından Sindî’nin Mu‘tezile ve Cebriyye’ye yönelttiği eleştiriler tematik olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca karşılaştırmalı yöntem kullanılarak Sindî’nin yaklaşımı klasik kelâm ekollerinin görüşleriyle mukayese edilmiştir
Bulgular: Araştırma sonucunda Sindî’nin, Mu‘tezile’nin tefvîz anlayışını ilâhî kudreti sınırlandırdığı gerekçesiyle; Cebriyye’nin cebr anlayışını ise insanın sorumluluğunu ortadan kaldırdığı için eleştirdiği görülmüştür. Sindî’ye göre fiiller ontolojik olarak Allah tarafından yaratılmakta; ancak kulun cüz’î iradesi ve hâdis kudreti fiilin gerçekleşmesinde gerçek bir medhal teşkil etmektedir. Bu yaklaşım, fiilin yaratılması ile kesb edilmesi arasında çift yönlü bir nispet kurarak kader ile sorumluluk arasındaki dengeyi korumayı hedeflemektedir.
Sonuç: Çalışma, Sindî’nin insan fiilleri meselesinde Ehl-i sünnet’in kesb teorisini savunurken kavramsal ayrımlar üzerinden sistematik bir çerçeve geliştirdiğini göstermektedir. Onun yaklaşımı, ilâhî kudret ile insan özgürlüğü arasındaki gerilimi dengeleyen tutarlı bir kelâmî model sunmaktadır. Bu yönüyle Sindî’nin görüşleri, klasik kader tartışmalarının sürekliliğini ve dinamizmini yansıtmaktadır.
Özgünlük: Bu çalışma, Sindî’nin insan fiilleri konusundaki yaklaşımını müstakil ve sistematik biçimde ele alarak literatürdeki sınırlı değerlendirmelere katkı sunmaktadır. Özellikle onun kesb teorisini masdar-müteallak ayrımı üzerinden temellendirmesi ilk kez bütüncül bir analizle ortaya konulmuştur.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Kalam |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 15, 2026 |
| Acceptance Date | April 26, 2026 |
| Publication Date | April 29, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54558/jiss.1889635 |
| IZ | https://izlik.org/JA72ML42NZ |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 17 Issue: 1 |