The global economy exhibits profound disparities in wealth and development across regions, resulting not only in substantial income inequalities between nations but also in widespread unequal opportunities among individuals and social groups. This article provides a comparative analysis of the perspectives of John Rawls and Israel M. Kirzner, two influential thinkers representing distinct economic philosophies, regarding justice, inequality, and the market economy. Rawls defends an egalitarian social model, asserting that the state bears the responsibility to ensure justice and mitigate inequality through redistributive mechanisms. In contrast, Kirzner emphasizes market dynamics and the role of entrepreneurship, arguing that inequality should be evaluated primarily in terms of its impact on productive activities and entrepreneurial discovery. For Kirzner, inequality becomes problematic only when it obstructs market processes and inhibits entrepreneurial initiative. This study elucidates the fundamental divergences between Rawls’s and Kirzner’s views on social justice, exploring how each conceptualizes and responds to inequality within the framework of a market economy. By juxtaposing these frameworks, the article not only clarifies a central tension in political economy but also proposes that their integration is essential for addressing the structural and dynamic drivers of inequality in today's globalized economy.
Küresel ekonomi, bölgeler arasında zenginlik ve kalkınmada derin eşitsizlikler sergilemektedir ve bu durum yalnızca uluslar arasında önemli gelir eşitsizliklerine değil, aynı zamanda bireyler ve sosyal gruplar arasında yaygın fırsat eşitsizliklerine de yol açmaktadır. Bu makale, farklı ekonomik felsefeleri temsil eden iki etkili düşünür olan John Rawls ve Israel M. Kirzner'ın adalet, eşitsizlik ve piyasa ekonomisine ilişkin bakış açılarının karşılaştırmalı bir analizini sunmaktadır. Rawls, devletin adaleti sağlama ve yeniden dağıtım mekanizmaları aracılığıyla eşitsizliği azaltma sorumluluğunu taşıdığını öne sürerek eşitlikçi bir sosyal modeli savunur. Buna karşılık Kirzner, piyasa dinamiklerini ve girişimciliğin rolünü vurgulayarak, eşitsizliğin öncelikle üretim faaliyetleri ve girişimcilik keşfi üzerindeki etkisi açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Kirzner'a göre eşitsizlik, yalnızca piyasa süreçlerini engellediğinde ve girişimcilik inisiyatifini engellediğinde sorunlu hale gelir. Bu çalışma, Rawls ve Kirzner'ın sosyal adalete ilişkin görüşleri arasındaki temel farklılıkları açıklığa kavuşturmakta ve her birinin piyasa ekonomisi çerçevesinde eşitsizliği nasıl kavramsallaştırdığını ve buna nasıl tepki verdiğini incelemektedir. Bu çerçeveleri karşılaştırarak, makale yalnızca politik ekonomideki merkezi bir gerilimi açığa çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda günümüzün küreselleşmiş ekonomisindeki eşitsizliğin yapısal ve dinamik itici güçlerine yanıt vermek için bu yaklaşımların bütünleşmesinin gerekli olduğunu öne sürer.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Political Economy |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | October 20, 2025 |
| Acceptance Date | January 9, 2026 |
| Publication Date | March 26, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30586/pek.1807253 |
| IZ | https://izlik.org/JA37FA94HY |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 10 Issue: 1 |
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.