Amerikan misyonerleri, Millî Mücadele ve Lozan sürecini yalnızca izlemekle kalmamış, aynı zamanda gözlemlerini rapor ve yazışmalarla kayıt altına almıştır. Bu kayıtlarda sıkça azınlıkların güvenliği, Ermeni ve Rum mültecilerin durumu, Anadolu’daki dönüşümler ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin uluslararası etkileri öne çıkarılmıştır. Lozan Konferansı’nda Türk tarafı “tam egemenlik” ilkesini kararlılıkla savunmuş, Ermeni yurdu ve mandaterlik gibi talepleri kesin biçimde reddetmiştir. Misyoner raporları başlangıçta Ermeni Yurdu’nun kurulamamasını hayal kırıklığı olarak değerlendirse de zamanla önceliklerini yetimlerin korunması, güvenli iskân ve eğitim faaliyetlerine yöneltmiştir. Lozan sonrası dönemde kapitülasyonların kaldırılması, Amerikan kurumlarını Türk yasalarına uyumlu hale getirmiş; Anadolu’nun iç bölgelerinden çekilen misyonerlik faaliyetleri İstanbul ve çevre ülkelere kaymıştır. Böylece Türkiye, uluslararası siyasette bağımsız bir aktör olarak öne çıkarken misyoner faaliyetleri diplomatik baskı aracından insani yardım ağına dönüşmüştür. Bu çalışmada Amerikan Yakındoğu Yardım Kuruluşu belgeleri başta olmak üzere misyoner kaynakları temel alınarak konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
American missionaries did not merely observe the National Struggle and the Lausanne process; they also recorded their impressions in detailed reports and correspondence.In these records often emphasized minority security, the plight of Armenian and Greek refugees, social changes in Anatolia, and the international impact of Turkey’s independence movement. At the Lausanne Conference, the Turkish delegation firmly defended the principle of “full sovereignty,” decisively rejecting proposals such as an Armenian homeland or mandate. Initially, missionary records interpreted the failure to establish an Armenian homeland as a disappointment; however, priorities later shifted toward the protection of orphans, safe resettlement, and educational initiatives. After Lausanne, the abolition of capitulations required American institutions to comply with Turkish law, leading to the relocation of missionary activities from Anatolia’s interior to Istanbul and neighboring regions. Thus, while Turkey emerged as an independent international actor, missionary work transformed from a tool of political pressure into a humanitarian aid network. In this study, the subject has been illuminated primarily by utilizing missionary sources, especially the documents of the American Near East Relief organization.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | History of The Republic of Turkiye |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | October 1, 2025 |
| Acceptance Date | December 18, 2025 |
| Publication Date | March 31, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.24186/vakanuvis.1795237 |
| IZ | https://izlik.org/JA59ZL24GZ |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 11 Issue: 1 |
This work is licensed under a Creative Commons BY-NC-SA 2.0 (Attribution-Non Commercial-Share Alike).