Amaç: Kılın mikroskopik incelenmesi ve karşılaştırılmasının önemi ve geçerliliği, uluslararası alanda yapılan çok sayıda bilimsel yayın ve kaynak kitaplarda ortaya konulmuştur. Pratikte de uzun zamandan beri uygulanıyor olmasına rağmen, ülkemizde özel vakalar dışında uygulanmamıştır ve bu konudaki bilimsel çalışma sayısı azdır. Yöntemler: Bu çalışmada, kıl karşılaştırması konusunda temel düzeyde eğitim almış bir incelemecinin morfolojik karşılaştırma ile kılları ayırt etme ve muhtemel aidiyetini belirleme potansiyeli araştırılmıştır. İncelemeciden, konu ile ilgili dünyada genel kabul gören yöntemleri kullanarak, 10 tane bilinmeyen kılın, aidiyeti bilinen 10 kişiden hangisine ait olduğunu tespit etmesi istenilmiştir. Bulgular: Sonuç olarak 6 kılın aidiyeti doğru tespit edilmiş, 2 kıl yanlış eşleştirilmiş ve 2 adet kılın da aidiyeti tespit edilememiştir. Sonuç: Yanlış eşleştirme yapılan ve aidiyeti tespit edilemeyen kıllarda, incelemecinin ileri düzey eğitimleri almamış olması ve yeterli deneyime sahip olmamasının önemli rol oynadığı düşünülmüştür. Kıl karşılaştırması, DNA analizi gibi pozitif kimliklendirme sağlayabilen bir yöntem değildir. Bununla birlikte kıl kökünden DNA elde edilemeyen durumlarda başvurulabilecek bir uygulamadır. Bu uygulamanın mitokondriyal DNA analizi ile birlikte değerlendirilmesi ve ikinci bir incelemeci tarafından da aynı yöntemin uygulanması ile karara varılması, varılan kararın değerini ve geçerliliğini arttıracaktır. Adli biyoloji laboratuvarlarında hem DNA analizi uygunluğu hem de kılın üzerinde olabilecek yüzey delillerinin tespiti açısından, ilk basamak her zaman mikroskopik inceleme olmalıdır. Bu çalışmanın sonucunda kıl karşılaştırmasında deneyim ve eğitimin gerekliliği ve önemi ortaya çıkmıştır. Kılın adli morfolojik incelemesi ve karşılaştırılması, ihmal edilmemesi gereken bir yöntemdir.
Objective: The importance and validity of microscopically hair investigation has been proved with numerous international publications and books published. Although hair investigation has been done worldwide for a long time so far, it has not been used in Turkey except for special cases and the scientific publications about the subject are very few in number. Methods: This study is performed by an inexperienced investigator who has taken basic training, aiming to determine the potential of accuracy in comparing hair samples and identification. For such purpose, 10 questioned hair samples from 10 known individuals are intended to be identified by most common techniques currently used for this field. Results: As a result, 6 questioned hairs out of 10 have been identified correctly, while 2 identifications were incorrect and 2 couldn’t be associated. Conclusion: The investigator’s lack of experience and training is thought to be the reason for mismatched and unidentified results. Unlike DNA analysis hair comparison is not a method to provide positive identification. However it is applicable in case of DNA is not available from a questioned hair root. When a conclusion is reached by using mitochondrial DNA analysis with hair comparison for the selected cases and also a second investigator performs the analysis using the same method, the accuracy of final decision should increase. When a hair is accepted to a forensic biology laboratory the first step should always be microscopic investigation to evaluate the compatibility of a hair sample for DNA analysis and to investigate the sample for possible surface evidences. This study revealed the importance of training and experience in forensic hair comparison. Forensic hair morphological analysis and comparison is a method that should not be ignored.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Adli Biyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2014 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ağustos 2014 |
| IZ | https://izlik.org/JA65RJ72TX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2014 Cilt: 28 Sayı: 2 |