Ölüme Bağlı Üçüncü Kişi Yararına Sözleşmede Değer İlişkisinin Hukuki Niteliği ve Miras Hukuku Bakımından Önemi
Öz
Üçüncü kişi yararına sözleşme, alacaklı (vaat ettiren) ile borçlu (vaat eden) arasında kurulan bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile taraflar arasındaki diğer borçlardan farklı olarak borçlu, bu sözleşme ilişkisine yabancı bir üçüncü kişiye (lehtara) kazandırmada bulunacağını taahhüt eder. Sözleşme alacaklı ile borçlu arasında akdedilmiş olsa da kazandırmanın lehtara yapılıyor olması üç taraflı borç ilişkisine vücut verir. Üçüncü kişi yararına sözleşme üç köşeli bir borç ilişkisi olmasına bağlı olarak taraflar arasında birbirinden farklı hukuki ilişkilerin doğmasına yol açar. Alacaklı ile borçlu arasında kurulan temel hukuki ilişki (üçüncü kişi yararına sözleşme) karşılık ilişkisi adıyla anılır. Alacaklı ile üçüncü kişi arasındaki ilişki değer ilişkisi, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişki ise edim ilişkisi veya dış ilişki kavramlarıyla ifade edilir. Üçüncü kişi yararına sözleşmelerde üçüncü kişi kahir ekseriyetle alacaklının sağlığında kazandırmaya muhatap olur. Ne var ki alacaklı ile borçlu arasındaki anlaşma, edimin üçüncü kişiye ifa edileceği zamanı alacaklının ölümü anına öteleyebilir. Üçüncü kişi yararına sözleşmenin ifa zamanı bakımından aldığı bu biçimde, kazandırmanın sağlararası hukuki işleme mi yoksa ölüme bağlı tasarrufa mı dayandığı hususu tartışmalıdır. Çalışmada Türk ve İsviçre doktrini ve uygulaması ile yeri geldikçe Alman hukuku göz önünde tutularak tartışmalı hususlar incelenecek, saklı pay bahsi üzerinden ölüme bağlı üçüncü kişi yararına sözleşmenin miras hukukunu ilgilendiren yönleri ele alınacaktır. Bu kapsamda, özellikle üçüncü kişiye karşılıksız kazandırma yapılan hâller esas alınacaktır.
Anahtar Kelimeler
Üçüncü kişi yararına sözleşme, Ölüme bağlı tasarruf, Sağlararası hukuki işlem, Değer ilişkisi, Saklı pay.
The Legal Nature of the Value Relationship in Contract for the Benefit of a Third Party Upon Death and Its Significance for the Law of Succession
Öz
A contract for the benefit of a third party involves a promisor undertaking to confer a benefit upon a beneficiary who is extraneous to the contract established with the promisee. This structure creates a triangular transaction comprising three distinct legal relationships: the cover ratio (between the promisee and the promisor), the value relationship (between the promisee and a third party), and the performance relationship (between the promisor and a third party). While performance typically occurs during the promisee's lifetime, it may be deferred until the promisee's death. This specific variation, the contract for the benefit of a third party upon death, raises significant debate regarding whether the acquisition constitutes an inter vivos transaction or a disposition mortis causa. This study analyzes these theoretical difficulties by examining Turkish and Swiss doctrine and practice, with references to German law where relevant. The primary objective is to determine the legal nature of the value relationship, particularly in cases involving gratuitous benefits. Furthermore, the study evaluates the transaction's position within the law of succession, specifically addressing its impact on the reserved portions of heirs. By focusing on the intersection of the law of obligations and succession law, the research aims to establish the validity conditions and legal classification of these contracts.
Anahtar Kelimeler
Contract for the benefit of a third party, Disposition mortis causa, Inter vivos transaction, Value relationship, Reserved portion.