Bu çalışma, Yükseköğretim Kurulu veri tabanından alınan, 2010 ve 2020 yılları arasında Türkiye’deki üniversiteler tarafından yayımlanan 115 yüksek lisans tezini analiz ederek Türkiye’deki İngilizce öğretimi ve öğrenimi araştırmalarındaki son eğilimleri araştırmaktadır. Çalışmada, mevcut olmayan iki ve uygun olmayan beş tez hariç tutulduktan sonra, yayın yılı, yer, konu, araştırma tasarımı, veri toplama araçları, örneklem grupları ve büyüklükleri ile veri analiz yöntemleri gibi unsurların incelenmesi amacıyla nitel araştırma desenli içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular, 2019 yılının yayın açısından en yoğun yıl olduğunu ve Çukurova Üniversitesi’nin en fazla araştırma ürettiğini ortaya çıkarır. En yaygın odak noktası, lisans öğrencilerinin birincil örneklem grubu olduğu, genellikle 101-300 örneklem büyüklüğü aralığında olan tutumlar ve algılarla ilgili çalışmalarıdır. Karma yöntem tasarımları daha yaygın; anketler ve ölçekler veri toplamak için yaygın olarak kullanılıyordur; niceliksel analiz ise en yaygın analitik yaklaşımdır. Bu çalışma, araştırmacılara ve karar mercilere bu alanda gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutacak bilgiler sağlamayı amaçlamaktadır.
Tanımlayıcı içerik analizi İngiliz dili eğitimi Araştırma eğilimleri.
Makalem insan veya herhangi bir canlı denek ile doğrudan temasa sahip değildir.
This study explores recent trends in English language teaching in and learning research in Türkiye by analyzing 115 master’s theses published by the universities in Türkiye between 2010 and 2020, sourced from the Council of Higher Education database. After excluding two unavailable and five ineligible theses, the study uses content analysis with a qualitative research design to examine aspects such as publication year, location, topic, research design, data collection tools, sample groups, and sizes, and data analysis methods. Findings reveal that 2019 is the peak year for publications, with Çukurova University producing the most research. The most common focus is on studies about attitudes and perceptions, with undergraduates as the primary sample group, typically in the 101-300 sample size range. Mixed-method designs are more prevalent, with questionnaires and scales widely used for data collection, while quantitative analysis is the most common analytical approach. This study aims to provide insights for researchers and decision-makers to inform future studies in the field.
Descriptive content analysis English language teaching Research trends.
My article does not involve direct contact with humans or any other living subjects.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Alan Eğitimleri (Diğer) |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.17240/aibuefd.2026..-1680381 |
| IZ | https://izlik.org/JA95HG94UW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 26 Sayı: 1 |