This study examines the impact of competitiveness on the mining sector from both conceptual and empirical perspectives. In the literature, competitiveness is defined as the ability of a country, sector, or enterprise to create sustainable value and maintain its position in international markets. The research integrates Porter’s Diamond Model of competitive advantage with resource-based approaches, analyzing the interaction between natural and created determinants of competitiveness in mining. Conceptual modeling and secondary data analysis were employed, using indexes such as the Fraser Institute’s Annual Survey of Mining Companies (2024) and World Bank datasets to compare the competitiveness levels of different countries. Findings indicate that natural resource abundance alone is insufficient to ensure competitiveness; institutional quality, regulatory stability, technological advancement, and sustainability policies play crucial roles. Countries like Canada, Australia, and the United States maintain high competitiveness through strong institutions and advanced technology, whereas resource-rich African nations lag behind due to political and structural challenges. In Turkey’s case, despite its rich mineral diversity, regulatory uncertainties, bureaucratic delays, and financial constraints limit the sector’s competitiveness. The study suggests that Turkey should prioritize regulatory reforms, infrastructure development, human capital enhancement, and technological innovation to strengthen its mining competitiveness. In conclusion, competitiveness in the mining sector requires an integrated framework that combines natural endowments with institutional and technological capabilities.
Competitiveness Mining Sector Investment Climate Institutional Factors Turkey
It wont be published anywhere else
Rahmi kocaman thank you
Bu çalışma,rekabet gücünün madencilik sektörü üzerindeki etkilerini kavramsal ve ampirik açıdan incelemektedir. Literatürde rekabet gücü; bir ülkenin, sektörün veya işletmenin sürdürülebilir şekilde değer yaratma ve uluslararası piyasalarda konumunu koruyabilme kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Çalışmada, Porter’ın Rekabet Üstünlüğü (Elmas) Modeli ve doğal kaynak temelli yaklaşımlar birlikte ele alınmış; madencilikte rekabet gücünü belirleyen doğal ve y aratılmış faktörlerin etkileşimi değerlendirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak kavramsal modelleme ve ikincil very analizi kullanılmış, Fraser Enstitüsü Madencilik Şirketleri Anketi (2024) ile Dünya Bankası verileri gibi endeksler aracılığıyla ülkelerin madencilik rekabetçiliği karşılaştırılmıştır. Bulgular, yalnızca doğal kaynak zenginliğinin rekabet gücü yaratmak için yeterli olmadığını; kurumsal kalite, düzenleyici istikrar, teknoloji kullanımı ve sürdürülebilirlik politikalarının belirleyici olduğunu göstermektedir. Kanada, Avustralya ve ABD gibi ülkelerin güçlü kurumsal alt yapı ve teknolojik kapasite sayesinde yüksek rekabet gücüne sahip olduğu, buna karşın Afrika’daki kaynak zengini ülkelerin politik ve yapısal sorunlar nedeniyle geride kaldığı tespitedilmiştir. Türkiye örneğinde ise geniş maden çeşitliliğine rağmen yatırım ortamındaki belirsizlikler, bürokratik süreçler ve finansman kısıtları rekabetgücünü sınırlamaktadır. Çalışma, Türkiye’nin madencilikte rekabet avantajını artırabilmesi için düzenleyici reformlar, altyapı yatırımları, insane kaynağı gelişimi ve teknolojik yenilik politikalarına öncelik vermesi gerektiğini önermektedir. Sonuç olarak, madencilik sektöründe rekabet gücü, doğal kaynak tabanı kadar kurumsal ve teknolojik kapasiteye dayalı bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir.
başka yerde yayınlamayacağım
Rahmi Kocaman Bey'e' teşekkür
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Enerji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.53600/ajesa.1831746 |
| IZ | https://izlik.org/JA67WR27SY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |
.