İmâm-ı Rabbânî’nin el-Mektûbât İsimli Eseri Bağlamında Nakşibendiyye Şeyhlerinde Bulunması Gereken Vasıflar
Öz
Şeyh, Resûlüllâh’ın (s.a.v.) sünnetine harfiyen mutabakat etmelidir. Bu mutabakatın yedi derecesi vardır. Birinci derece, îmân edip şerîatın zâhirî hükümlerini yerine getirmekten ibaret olup avam Müslümanlara aittir. İkinci derece, ahlâkı güzelleştirme, nefis tezkiyesi ve kalp tasfiyesi gibi konularda Resûlüllâh'ın (s.a.v.) söz ve fiillerine tabi olmayı ifade eder. Bu derece, kendisine tâbi olunan bir şeyhin gözetiminde bulunan tarîkat ehline mahsustur. Üçüncü derece, Resûlüllâh'ın (s.a.v.) mânevî hal ve zevklerine tabi olmaktan ibarettir ki bu, “husûsi velâyet” makamındaki velilerin derecesidir. Dördüncü derece, Resûlüllâh'ın (s.a.v.) vârisi konumunda bulunan ilimde rüsûh sahibi âlimlerin derecesidir. Bu dereceye, Resûlüllâh'a (s.a.v.) tam manasıyla uyup bid’atların her türlüsünü terk etmekle erişilir. Beşinci derece, Resûlüllâh'ın (s.a.v.) kemâlâtına tabi olmaktır ki bu, Ülü’l-Azm peygamberlere ait bir derecedir. Altıncı derece, Resûlüllâh'ın (s.a.v.) “mahbûbiyyet” makamı ile ilgili kemâlâtına tabi olmaktır. Son olarak yedinci derece ise mutâbaat derecelerinin tamamını içine alan en kapsamlı derecedir. Bu derecede tâbî ile metbû arasında büyük bir benzerlik vardır; ancak yine de tâbi başka, metbû başkadır.
Şeyh, “sekr” ehlinden değil “sahv” ehlinden olmalıdır. Bu da bir şeyh-i kâmil-i mükemmil gözetiminde mânevî gelişim sürecini tamamlamakla mümkün olur. Sekr halinde bulunan birinin, müritleri terbiye etmesi imkânsızdır. Bu haldeki kimselerin, şerîatın zâhirine ters düşen sözlerine itibar edilmez. Ayrıca şeyh, müritlerine karşı nasıl davranması gerektiğini bilmelidir. Şeyh, “istihare” yapmadan kendisine her müracaat eden kişiye tarîkat talimi yapmamalı; müritlerinin çokluğu ile övünüp şöhret peşinde koşmamalı; müritlerini eğitirken sadece Allâh'ın rızasını kazanmayı hedefleyip hiçbir menfaat gözetmemelidir. Yine şeyh, müritler için örnek bir şahsiyet olduğu bilinciyle hareket etmeli; ruhsatları terk edip azîmetler ile amel etmeli; her hususta ve özellikle kadın müritlerine tarîkat talimi yapma konusunda şerîatın sınırlarını aşmamaya hassasiyet göstermelidir.
İmam-ı Rabbânî'ye göre yukarıda sayılan vasıfları üzerinde taşıyan şeyh, hakîkî şeyh, bu vasıflardan yoksun olan şeyh ise eksik şeyhtir. Eksik şeyh, tıbbî bilgileri eksik olan doktora benzer. Nasıl ki eksik doktor, kendisine başvuran hastanın maddi hayatını tehlikeye sokarsa eksik şeyh de kendisine intisâb eden müridin mânevî hayatını tehlikeye sokar. O halde tasavvuf yoluna sülûk eden bir mürîd, intisâb edeceği şeyhin, hakîkî şeyhin vasıflarını taşıyıp taşımadığına dikkat etmelidir. Aksi takdirde mürîdin kemâle ermesi imkân dâhilinde değildir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Aclûnî, İsmail b. Muhammed el-Cerrâhî. Keşfü’l-hafâ ve müzîlü’l-ilbâs amme’ştehara mine’l-ahâdîsi alâ elsineti’n-nâs. 2 Cilt. Dımaşk: Mektebetü İlmi’l-Hadîs, 1422/2001.
- Algar, Hamit. “İmâm-ı Rabbânî”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 22/194-199. İstanbul: TDV Yayınları, 2000.
- Algar, Hamit. “Mektûbât”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 29/11-12. Ankara: TDV Yayınları, 2004.
- Bilgin, İbrahim Ethem. Devrimci Sûfi Hareketleri ve İmam-ı Rabbânî. İstanbul: Bayrak Yayımcılık, 1989.
- Buhârî, Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâil. Sahîhu’l-Buhârî. Beyrut: Dâru İbn Kesîr, 1423/2002.
- Cebecioğlu, Ethem. "İmâm-ı Rabbani ve Mektubâtı". Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 35/1 (1996), 193-241.
- Cebecioğlu, Ethem. “Mektûbât”. Tasavvuf Klasikleri. ed. Ethem Cebecioğlu. 449-470. İstanbul: Erkam Matbaacılık, 2010.
- Cürcânî, Seyyid Şerîf. Ta’rifât. nşr. Abdurrahman Umeyra. Beyrut: Âlemü’l-Kütüb, 1987.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Din Araştırmaları
Bölüm
İnceleme Makalesi
Yazarlar
Mevlüt Özçelik
*
0000-0003-1434-2135
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Aralık 2020
Gönderilme Tarihi
14 Ağustos 2020
Kabul Tarihi
17 Eylül 2020
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Sayı: 15
Cited By
ABDÜLKÂDİR EL-EDHEMÎ’NİN İRŞÂDÜ’L-MÜRÎD Lİ’L-MENHECİ’S-SEDÎD İSİMLİ RİSALESİ
KÜLLİYAT Osmanlı Araştırmaları Dergisi
https://doi.org/10.51592/kulliyat.1182586