İslam öncesi dönemlerden beri vakıfların var olduğu bilinmektedir. Hz. Ömer hazırlattığı ilk vakfiye ile İslam tarihindeki yerini almıştır. Türk İslam devletleri döneminde de vakıflar kamu düzeni içerisinde önemli bir yer tutmuştur. Osmanlı döneminde ise vakıf sistemi zirveye ulaşmıştır. Vakıflar dini, ilmi, ekonomik, belediye, sosyal ve kültürel alanların hepsinde kendisine yer bulmuştur. Vakfı kuracak kişi siyasi ve ekonomik açıdan üst seviyedeyse onun kurduğu vakıfların gelirleri fazla iken seviye bakımından daha alt seviyede bulunan siviller de kendi imkânları dâhilinde vakıf sistemine girmişlerdir. Vakıfların kurulmasının temelinde insanların faydalanması yer alsa da hayvanlar özelinde kurulan vakıflar da görülmektedir. Maddi açıdan gücü olan vâkıflar hanlar, hamamlar, çiftlikler ve geniş araziler vakfederek bunların geliriyle cami, mescidi medrese, çeşme, sebil, şifahane gibi yapılar inşa ettirmiş ve buradaki vazifelilerin maaşlarını karşılamışlardır. Bu çalışmada Galatasarayı Hekimbaşılığı yapmış olan Hulusi Mehmed Arif Efendi'ye ait vakfiye üzerinde inceleme yapılmıştır. 21 Ocak 1781 tarihinde hazırlanan bu vakfiye Rumeli'deki bazı bölgelerde ve Havass-ı Refi‛a'da bulunan menkul ve gayrimenkul malların çeşitli şartlarda vakfedilmesini neticesinde ortaya çıkmıştır.
It is known that foundations have existed since pre-Islamic times. Hz. Ömer took his place in Islamic history with the first foundation charter he prepared. Foundations also held an important place in public order during the Turkish Islamic states. The foundation system reached its peak during the Ottoman period. Foundations found a place for themselves in all religious, scientific, economic, municipal, social and cultural areas. If the person who established the foundation was at a high level in political and economic terms, the income of the foundations he established was high, while civilians who were at a lower level entered the foundation system within their own means. Although the basis for the establishment of foundations was to benefit people, foundations established specifically for animals were also seen. Foundations with financial strength endowed inns, baths, farms and large areas of land and built structures such as mosques, mescids, madrasahs, fountains, fountains and hospitals with the income from these structures and covered the salaries of the officials working there. In this study, an examination was made on the endowment of Hulusi Mehmed Arif Efendi, who was the Hekimbaşı of Galatasaray. This endowment, prepared on January 21, 1781, emerged as a result of the endowment of movable and immovable properties in some regions of Rumelia and Havass-ı Refia under various conditions.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Toplumu, Osmanlı Kurumları ve Medeniyeti (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33404/anasay.1754695 |
| IZ | https://izlik.org/JA95JZ22NJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 33 |
Creative Commons Attribution-NonCommercial (CC BY-NC) 4.0 International Licens