Maiandros (Büyük Menderes) Nehri ve oluşturduğu vadi, Ege kıyılarından Anadolu’nun içlerine doğru uzanan doğal bir rota olması nedeniyle tarih boyunca önemli bir güzergah olmuştur. Bu hattın en önemli kavşak noktalarından biri olan Nazilli Ovası, kuzeydeki dar vadilerin içinden geçerek Lydia Bölgesi’ne ulaşan yollar ile güneydeki Harpasos (Akçay) Vadisi’nden geçerek Karia Bölgesi’ne giden yolun kesiştiği stratejik bir yerdir.
Çalışmanın konusunu oluşturan Nazilli Ovası ve yakın çevresi tarih boyunca kesintisiz iskan görmüş, yoğun nüfus barındırmış bir coğrafyadır. Antik Dönem’de bölgenin büyük yerleşimleri, ovanın güneyindeki Harpasa ve Orthosia kentleri ile ovanın kuzeyindeki Mastaura ve Anineta kentleridir. Bu kentlerin territoriumlarını oluşturan Karıncalı Dağı, Madran Dağı ve Aydın Dağları’nın eteklerinde çok sayıda köyün ve kırsal yerleşimin varlığı bilinmektedir. Kentlerin güvenliği için şehirler surlarla çevrilirken, kentlerin dışında kalan kırsal kesimlerde ise stratejik noktalara kaleler ve gözetleme kuleleri inşa edilmiştir. Kıztaşı Kalesi, Beğerli Kalesi, Kavaklı Kale Yıkığı Kulesi, Asma Asarlık Kulesi ve Değirmenönü Kulesi bölgedeki kent dışı savunma yapılarıdır.
MS 12. ve 13. yy.da Haçlı Seferlerinin ve Türk akınlarının yarattığı askeri tehditler, bölgenin savunma sistemlerinin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Bu süreçte, kent güvenliğinin sağlanması ve bölgesel asayişin korunması amacıyla yeni savunma yapıları inşa edilmiştir. Harpasa Bizans Kalesi, Orthosia Bizans Kalesi, Mastaura Bizans Kalesi ve Anineta Bizans Kalesi ile Sailer Bizans Yapısı Bizans Dönemi’nde inşa edilen ve bölgenin savunma organizasyonu içerisinde önemli rol oynayan mimari unsurlardır.
Osmanlı Dönemi’nde de bölge askeri ve siyasi hareketliliğin yoğun yaşandığı bir coğrafya olmaya devam etmiştir. Feodal anlayışın bir ürünü olarak gelişen Ayanlık sisteminin yerel beyleri, isyanlara ve eşkıyalık faaliyetlerine karşı kendilerini korumak amacıyla özel savunma kuleleri inşa ettirmiştir. Bölgenin askeri tarihi açısından büyük önem taşıyan Arpaz Kulesi ve Donduran Kulesi, 18. ve 19. yy.da bölgeye hakim olan feodal düzenin karakteristik savunma yapılarıdır.
Nazilli Harpasos Vadisi Savunma Yapıları Kaleler ve Kuleler Eski Çağ Tarihi Arkeoloji
Etik Kurul Kararı Gerekmemektedir.
The Maiandros (Büyük Menderes) River and its valley have historically served as a significant route due to their natural trajectory extending from the Aegean coast to the interior of Anatolia. The Nazilli Plain, a crucial intersection on this route, is a strategic region where the road traversing the northern narrow valleys towards the Lydia region intersects the road through the Harpasos (Akçay) Valley to the south, directing towards the Caria region.
The focus of this study, the Nazilli Plain and its surroundings, is a region that has been continuously inhabited throughout history and has sustained a dense population. In Antiquity, the major settlements in the region were the cities of Harpasa and Orthosia to the south of the plain and Mastaura and Anineta to the north. Several villages and rural settlements are known to have existed at the foot of Karıncalı Mountain, Madran Mountain and the Aydın Mountains, which designated the territories of these cities. Cities were encircled by walls for protection, while fortresses and forts were constructed at strategic locations in the rural areas beyond the urban centres. The Kıztaşı Fortress, Beğerli Fortress, Kavaklı Kale Yıkığı Fort, Asma Asarlık Fort and Değirmenönü Fort constitute the extra-urban fortifications in the region.
During the 12th and 13th centuries, the military threats presented by the Crusades and Turkish raids necessitated the reorganisation of the region’s defence systems. Throughout this process, new fortifications were constructed to ensure the security of the cities and maintain regional peace. Harpasa Byzantine Castle, Orthosia Byzantine Castle, Mastaura Byzantine Castle, Anineta Byzantine Castle, and Sailer Byzantine Building are architectural structures from the Byzantine period that significantly contributed to the region’s defensive organisation.
Throughout the Ottoman period, the region remained a centre of intense military and political activities. As a manifestation of feudal ideology, the local lords of the Ayan system constructed special defence towers to protect themselves from rebellions and banditry. The Arpaz Tower and Donduran Tower, significant to the region’s military history, are characteristic fortifications of the feudal system that dominated the region in the 18th and 19th centuries.
Nazilli Harpasos Valley Fortifications Castles and Towers Ancient History Archaeology
No Ethics Committee decision is required.
--
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Yunan ve Roma Dönemi Arkeolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 25 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33404/anasay.1872196 |
| IZ | https://izlik.org/JA23UC74SL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 33 |
Creative Commons Attribution-NonCommercial (CC BY-NC) 4.0 International Licens