Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri temel bir gelir kaynağı olan gümrük sistemi, Tanzimat’la birlikte yeni yapılanmaya tabi tutulmuştur. 1859’da on yedi nezarete ayrılan gümrükler, İstanbul Emtia Gümrük Eminliği’ne bağlanmış, bu eminliğin adı 1870’te Rüsumat Emaneti olarak değiştirilmiştir. 1880’de ise gümrük nezaretleri ve müdürlüklerinin sayısında artış gözlenmiştir. Bu nezaretler Bağdat, Beyrut, Bursa, Cidde, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Girit, Halep, İstanbul, İşkodra, İzmir, Konya, Musul, Preveze, Sakız, Selanik, Trabzon, Trablusgarp, Yemen ve Yozgat’tır. Söz konusu çalışma ise Halep Nezareti’ne bağlı İskenderun Gümrük Binası’nı odak noktasına almaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bölgenin önemli liman kentlerinden biri haline gelen İskenderun’da mevcut gümrük binası, artan ticari hacme yanıt vermekte yetersiz kalmıştır. Dönem içindeki değişen talepler ve yaşanan doğal afetlerin yol açtığı hasarlar, gümrük alanının genişletilmesi ve modernize edilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. İskenderun Gümrük Binası’nda dikkat çekici detaylardan biri de 1889-1910 yılları arasında Rüsumat Emaneti mimarı olan Alexandre Vallaury’nin hazırladığı projedir. Nitekim çalışma, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgelere dayanarak İskenderun Gümrük Binası’nın inşaat ve tamirat süreçlerini, mimarisini ve Alexandre Vallaur- y’nin bu yapıdaki kilit rolünü detaylandırmaktadır. Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Albümleri’nden ve çeşitli kaynaklardan elde edilen fotoğraflar da veri olarak değerlendirilmiştir. Vallaury’nin İskenderun Gümrük Binası’ndaki rolü, onun çeşitli mimari külliyatında şimdiye dek bilinmeyen, ancak kayda değer bir halkasını temsil etmektedir.
Gümrük Sistemi Rüsumat Emaneti Liman Kenti İskenderun Gümrük Binası Alexandre Vallaury
Bu çalışma, etik kurul izni gerektirmeyen nitelikte olup kullanılan veriler literatür taraması/yayınlanmış kaynaklar üzerinden elde edilmiştir. Çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
The customs system, which had been a major source of revenue since the foundation of the Ottoman Empire, was subjected to a new structuring with the Tanzimat. In 1859, the customs, which had been divided into seventeen customs departments, were affiliated to the Istanbul Commodity Customs Office. The name of this office was changed to Rüsumat Emaneti in 1870. In 1880, there was an increase in the number of customs offices and directorates. These offices were located in Baghdad, Beirut, Bursa, Jeddah, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Crete, Aleppo, Istanbul, Shkodra, Izmir, Konya, Mosul, Preveza, Chios, Thessaloniki, Trabzon, Tripoli, Yemen, and Yozgat. This study focuses on the Iskenderun Customs Building of the Aleppo directorate. Since the second half of the 19th century, Iskenderun became one of the most important harbour cities of the region and the existing customs building was insufficient to respond to the increasing commercial volume. Changing demands during the period and the damages caused by natural disasters necessitated the expansion and modernization of the customs area. One of the notable details in this regard is the project prepared by Alexandre Vallaury, architect of the Customs Office between 1889 and 1910. Based on the documents in the Prime Ministry Ottoman Archives, this study details the construction and repair processes of the Iskenderun Customs Building, its architecture and Alexandre Vallaury’s key role in the building. In addition, photographs obtained from Sultan Abdülhamid II’s Yıldız Albums and various other sources have been evaluated as visual material. Vallaury’s role in the Iskenderun Customs Building represents a previously unknown but noteworthy link in his rich and varied architectural oeuvre.
Customs System Rüsumat Emaneti Harbour City Iskenderun Customs Building Alexandre Vallaury
The study does not require ethics committee approval, and the data used were obtained through a literature review / published sources. It is declared that scientific and ethical principles were followed during the preparation of the study and that all referenced works are listed in the bibliography.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mimarlık Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 27 |
Dergimize makale başvuruları Yayın Takip Sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir.