Sabunhaneler, yalnızca üretim işlevleriyle değil aynı zamanda dönemin yapı teknikleri, malzeme tercihleri ve plan tipolojilerini yansıtmaları bakımından endüstri yapılarının önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Zeytinyağı üretimiyle öne çıkan Ayvalık ilçesi, bu yapı türünün çeşitli örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu çalışma, Alibey Adası’nda (Cunda) 1944 depreminde yıkıldığı anlaşılan bir sabunhaneye odaklanmakta; 2023 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazıları, restitüsyon projeleri ve tarihî görselleri birlikte değerlendirmektedir. Amaç, hem yapının mekânsal ve biçimsel özelliklerini ortaya koymak hem de Ayvalık ve çevresindeki endüstri yapıları içindeki yerini belirlemektir. Kazılarda ortaya çıkarılan temel izleri, ocak ve baca kalıntıları ile sıvalı havuz gibi buluntular, yapının sabunhane olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Çalışmada birincil veri olarak kazı bulguları ve tarihî fotoğraflar; ikincil veri olarak ise bölgede ayakta kalmış ya da belgelenmiş benzer sabunhane ve yağhanelerin karşılaştırmalı analizleri kullanılmıştır. Bu yöntem hem yapıya özgü özelliklerin belirlenmesini hem de bölgesel üretim geleneğiyle ilişkili bağlam içinde yorumlanmasını mümkün kılmıştır. Özellikle 1929 tarihli fotoğraf ve erken dönem kartpostal görselleri, yapının kat sayısı, cephe düzeni ve bazı mimari ayrıntılarının çözümlenmesinde kritik rol oynamıştır. Görsel belgeler ile kazı verilerinin karşılaştırılması, restitüsyona dair ölçüsel ve şekilsel yaklaşımların sağlam temellere oturtulmasına olanak sağlamıştır. Bölgedeki benzer sabunhane ve yağhane yapılarıyla yapılan karşılaştırmalar, bu yapının hem ortak mimari geleneklerle uyumlu olduğunu hem de özgün ayrıntılar barındırdığını ortaya koymuştur. Elde edilen veriler, sabunhanenin 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyıl başları arasında inşa edildiğini göstermektedir. Bu sonuç, Ayvalık ve çevresindeki üretim yapılarının tarihsel sürekliliğini anlamaya katkı sağlamakta, yapıyı Cunda’daki nadir örneklerden biri olarak mimarlık tarihi açısından önemli kılmaktadır.
Soap factories function not only as production facilities but also as valuable testimonies to their era, reflecting the construction techniques, material choices, and plan typologies that define industrial architecture. The town of Ayvalık, distinguished by its prominence in olive oil production, preserves a variety of such structures. This study focuses on a soap factory located on Alibey (Cunda) Island, which was destroyed during the 1944 earthquake. The research combines the results of salvage excavations conducted in 2023 with restitution projects and historical visual materials to investigate the architectural features and contextual significance of the building. Excavation evidence including foundation remains, hearth traces, smokestack fragments, and a plastered basin confirms the industrial function of the structure as a soap factory. Primary data are derived from excavation findings and historical photographs, while secondary data are obtained through comparative analyses of other soap and oil factories that either survive or have been documented in the region. This methodological approach not only allows the identification of the building’s specific spatial and formal characteristics but also enables its interpretation within the broader framework of regional production traditions. Of particular importance are a 1929 photograph and early postcards, which provide critical insights into the number of stories, façade arrangement, and certain architectural details. The juxtaposition of excavation data with these visual materials contributes to establishing a robust foundation for restitution proposals. Comparisons with similar factories in the region demonstrate that the building shares common architectural traditions yet exhibits distinctive features. The findings indicate that the soap factory was constructed between the late nineteenth and early twentieth centuries. Overall, this study contributes to the understanding of the historical continuity of industrial production facilities in Ayvalık and highlights the building as one of the rare examples on Cunda Island, underscoring its architectural and historical significance.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Görsel Sanatlar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.62425/at.1787948 |
| IZ | https://izlik.org/JA52NU22NN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 10 |