The procedure for representative actions in Turkish law is limited to the determination, prevention, and cessation of unlawful conduct, and does not allow for the collective redress for common consumer damages. This legislative gap, particularly for small but widespread damages, leads consumers to abandon claims due to the burdens of individual litigation, thereby enabling undertakings to profit unfairly. This study argues for establishing a collective redress mechanism in Turkish law, considering the EU's Representative Actions Directive (2020/1828) and Germany's Consumer Rights Enforcement Act (VDuG), which aims to transpose this Directive into German law. Besides compensating scattered, low-value damages, such a mechanism would also serve judicial economy by preventing numerous individual lawsuits in cases of mass damages.
The prospective regulation, first, should adopt an opt-in system, compatible with the right to be heard and the principle of party disposition. Furthermore, it is suggested that: consumer claims be 'substantially similar' for admissibility; flexible compensation methods like lump sums be permitted; the court's decision be binding on participating consumers; and the mechanism be implemented via an amendment to Law No. 6502 on the Protection of Consumers, not a separate law.
collective damages representative action Representative Actions Directive (EU) 2020/1828 German Consumer Rights Enforcement Act (VDuG) Law No. 6502 on the Protection of Consumers
Türk hukukundaki topluluk davaları kuralları; hukuka aykırılığın tespiti, önlenmesi ve durdurulmasıyla sınırlı olup tüketicilerin ortak zararlarının kolektif tazminine imkân tanımamaktadır. Mevzuattaki bu eksiklik, özellikle yaygın ancak küçük miktarlı zararlar söz konusu olduğunda, bireysel dava açmanın maliyet ve zahmeti nedeniyle tüketicilerin hak aramaktan vazgeçmesine ve teşebbüslerin haksız kazanç sağlamasına yol açmaktadır. Bu çalışmada, AB’nin 2020/1828 sayılı Topluluk Davaları Direktifi ile bu Direktif’i Alman hukukuna aktarmayı amaçlayan Tüketici Hakları Uygulama Kanunu (VDuG) dikkate alınarak Türk hukuku için kolektif bir tazminat mekanizmasının kurulması gerektiği savunulmaktadır. Kurulacak bu mekanizma, küçük miktarlı zararların tazminine dair faydasının yanında tek bir olaydan kaynaklanan kitlesel zararlarda da çok sayıda bireysel davanın açılmasını önleyerek usul ekonomisine hizmet edecektir.
Müstakbel düzenlemede öncelikle, hukukî dinlenilme hakkı ve tasarruf ilkesiyle uyumlu olan beyanla katılım (opt-in) sisteminin benimsenmesi gerekir. Ayrıca; davanın kabul edilebilmesi için tüketici taleplerinin “esas itibarıyla benzer” olması; tazminatın hesaplanmasında götürü usul gibi esnek yöntemlere izin verilmesi; mahkemece verilecek kararın davaya katılan tüketiciler açısından bağlayıcı olması ve dava tipinin ayrı bir kanun yerine 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılacak bir değişiklikle hayata geçirilmesi önerilmektedir.
kolektif zarar topluluk davası 2020/1828 sayılı AB Topluluk Davaları Direktifi Alman Tüketici Hakları Uygulama Kanunu (VDuG) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 74 Sayı: 4 |