Şanlıurfa Castle, the symbol of the city of Şanlıurfa, is fortified atop a massive limestone cliff extending east-west, located south of the Balıklıgöl platform in the city center. Historically, Şanlıurfa Castle bears the traces of many civilizations, and due to its strategic location, it is an important fortification that civilizations have sought to retain. Systematic archaeological excavations at Şanlıurfa Castle, originally established by Seleucus I and known as Edessa during that period, began in 2020. The monumental architecture uncovered during the excavations, along with a rich repertoire of small artifacts, attest to the importance of this settlement in the region. Terracotta pipes of various types and colors, which are concentrated among the small artifacts, date to the Ottoman Period, a period between the 18th century and the first quarter of the 20th century. The Ottoman pipes of Şanlıurfa Castle, which are defined in 9 different shapes as tulip bowl, crater bowl, cylinder bowl, flat round bowl, keel bowl, bag-shaped, round bowl, bowl with disc base and polygonal bowl pipes, not only provide some clues about the social, cultural and economic structures of the people belonging to that period in the region, but also appear as supporting data for the dating of the late building levels indicating the Ottoman Period at the castle.
Şanlıurfa kentinin simgesi olan Şanlıurfa Kalesi, şehir merkezindeki Balıklıgöl platformunun güneyinde yer alan ve doğu-batı doğrultusunda uzanan masif kireçtaşı kayalığın üstüne tahkim edilmiştir. Tarihsel süreçte birçok medeniyetin izlerini içerisinde barındıran Şanlıurfa Kalesi, oldukça stratejik bir noktada yer alması nedeniyle uygarlıkların elinde tutmaya çalıştığı önemli bir tahkimattır. Yazılı kaynaklara göre ilk kuruluşu Seleukos I’e dayanan ve o dönemdeki adı Edessa olan Şanlıurfa Kalesi’ndeki sistemli arkeolojik kazılara ilk kez 2020 yılında başlanılmıştır. Kazılarda ortaya çıkan farklı dönemlere ait anıtsal mimarinin yanı sıra oldukça zengin küçük buluntu repertuarı da bu yerleşimin bölgedeki önemini kanıtlar niteliktedir. Küçük buluntu grupları içerisinde yoğunluk gösteren, farklı tip ve renklerdeki pişmiş toprak lüleler, 18. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreği arasındaki bir sürece, Osmanlı Dönemi’ne tarihlendirilmektedirler. Lale çanaklı, krater çanaklı, silindir çanaklı, basık yuvarlak çanaklı, karinalı çanaklı, torba biçimli, yuvarlak çanaklı, disk kaideli ve çokgen kenarlı çanaklı lüleler olmak üzere 9 farklı biçimde tanımlanan Şanlıurfa Kalesi Osmanlı lüleleri, bölgedeki o dönem halkının sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına dair birtakım ipuçları sunmasının yanı sıra Osmanlı Dönemi’ni işaret eden kalenin geç dönem yapı katlarının tarihlendirilmesine destek olan bir veri olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
Bu çalışmada, etik kurul izni gerektirmeyen çalışmalar arasında yer aldığını beyan ederim
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültürel ve Doğal Miras, Arkeoloji Bilimi, Eski Yunan ve Roma Tarihi, Ortaçağ Kentleri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 4 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.