Alevilerin özellikle 1950’lerin başlarında açıkça DP’yi
desteklemesinin ve DP için de politik bir stratejiye tekabül edecek bir biçimde düzenli olarak temsil olanağı sağlamasının, Alevi politikleşmesinin ilk ayırt edici evresini oluşturmasının ardından 27 Mayıs sonrası Diyanetle başlayan gerginliklerin kitlesel bir karşılaşmaya dönüşen veya algılanan Ortaca Olaylarıyla devam etmesi, Alevi politikleşmesinin çok partili siyasal hayattaki ikinci politik evresinin zeminini inşa etmiştir. Böylece çok partili hayata geçişte ve ilk Alevi partisinin kurulmasından evvel iki aşamalı bir süreç ortaya çıkmıştır: İlki, DP iktidarı dönemini, ikincisi ise 27 Mayıs sonrası oluşan ve Cumhuriyet tarihinin seyri itibariyle ilk kitlesel mezhep çatışmasının örneği olarak beliren Ortaca Olayları’na kadar geçen süreyi kapsamıştır. Bu çalışmaya göre Türkiye’de Alevi politikleşmesinin oluşumunun (Alevilerin Atatürk’le ve tek parti iktidarındaki ilişkilerinden sonraki) ikinci devrini ifade eden 1946-1966; iki temel sonucun ortaya çıktığını göstermektedir: (Nurculuk ve) Diyanet karşıtlığı (Alevilik inancının dışlanmasına karşın), “gericiliğe karşı (İslam dairesi içerisinde) laikliğe bağlanmayı” gerektirirken “Alevileri hedef alan her türlü söylem” ise “Türk milliyetçiliğine sahip çıkmayı” gerektirmiştir. Böylece Atatürk’le ve Cumhuriyet’le “eşit yurttaş” olan Aleviler, inançlarını ve varlıklarını korumada kendilerinin vurgusuyla “Müslüman bir kitle olarak” laikliği ve milliyetçiliği savunmayı tercih etmişlerdir. Bu Alevi siyasallaşmasına giden yeni süreç, DP iktidarının son döneminde zemin kazanmaya ve 27 Mayıs sonrası anayasal özgürlüklerin genişlemesine koşut olarak görünür olmaya başlamıştır.
DP Nurcular AP Diyanet Alevi öğrenci bildirileri Ortaca olayları Alevi siyasallaşması
The Alevis’ explicit support for the DP, particularly in the early 1950s, and the transformation of this support into a regular opportunity for political representation through a political strategy aimed at ensuring its continuity, constituted the first distinctive phase of Alevi politicization. Subsequently, tensions that began with the Presidency of Religious Affairs (Diyanet) after the May 27 Military Coup and continued with the events in Ortaca/Muğla, which turned into a mass incident, laid the groundwork for the second political phase of Alevi politicization in a multi-party political life. Thus, a two-stage process emerged during the transition to a multi-party system and before the establishment of the first Alevi party: the first stage covered the DP period, and the second stage covered the period after May 27, up to the Ortaca Events, which were intended to become the first example of mass sectarian conflict in the history of the Republic. While Alevis united in opposition to Nurculuk and Diyanet against the threat of exclusion of the Alevi faith, it also required adhering to a secularism without rejecting Islam against religious reactionism and defending Turkish nationalism against any discourse targeting Alevis. Thus, Alevis, who were equal citizens with Atatürk and the Republic, chose to defend secularism and nationalism during that period, emphasizing their identity as “a Muslim community” in order to protect their beliefs and existence. This new process leading to Alevi politicization gained ground during the final period of the DP government and began to emerge in parallel with the expansion of constitutional freedoms after May 27.
DP Nur Movement AP Religious Affairs Alevi student declarations Ortaca events Alevi politicization
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Siyasal Hayatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.18037/ausbd.1798216 |
| IZ | https://izlik.org/JA88MU69DJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 26 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.