Cholera, a contagious disease known to have first appeared in India, spread beyond the region from the first quarter of the nineteenth century onward through trade routes and pilgrims, becoming a global threat. The Ottoman Empire, by virtue of both possessing the holy lands where Muslims performed the pilgrimage and being located at the crossroads of major trade routes, was directly exposed to this threat, and cholera repeatedly appeared within its territories, particularly in the Hejaz region. At the Istanbul Conference, where developments regarding cholera were discussed, it was acknowledged that the Hejaz was among the main centers of its spread, and various proposals were put forward to prevent the transmission of the disease. Taking these proposals into account, the Ottoman Empire introduced a series of measures to ensure that cholera would not trigger a new global threat through the Hejaz. However, despite these efforts, cholera reached the Hejaz shortly before the 1881 pilgrimage season. Upon its emergence in the region, the Ottoman Empire took action both to mitigate the impact of the outbreak and to prevent its spread to other areas. This study examines the 1881 cholera outbreak in the Hejaz and the Ottoman Empire’s response—its struggle against the epidemic and the measures it adopted—in light of archival sources.
İlk defa Hindistan’da ortaya çıktığı bilinen ve bulaşıcı bir hastalık olan kolera, XIX. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren ticaret yolları ve hacılar vasıtasıyla bölge dışına yayılıp küresel bir tehdit halini almıştır. Osmanlı Devleti gerek Müslümanların Hac vazifesini yerine getirdiği kutsal topraklara sahip olması gerekse ticaret yollarının kesişme noktasında bulunması sebebiyle bu tehdide maruz kalmış ve başta Hicaz Bölgesi olmak üzere topraklarında kolera eksik olmamıştır. Kolerayla ilgili gelişmelerin ele alındığı 1866’da İstanbul’da toplanan İstanbul Konferansı’nda koleranın en büyük yayılma alanlarından birinin Hicaz Bölgesi olduğu kabul edilmiş ve hastalığın yayılmasının engellenmesi hususunda çeşitli öneriler gündeme gelmiştir. Osmanlı Devleti kongredeki önerileri dikkate alarak koleranın Hicaz üzerinden yeni bir küresel tehdide sebebiyet vermemesi için çeşitli önlemler almıştır. Lakin alınan önlemler koleranın 1881 yılı Hac Sezonundan kısa bir süre önce Hicaz’a sirayet etmesine engel olamamıştır. Osmanlı Devleti koleranın Hicaz’da görülmeye başlaması üzerine salgının etkisini kırmak ve başka yerlere bulaşmasına engel olmak için harekete geçmiştir. Bu bağlamda Hicaz’a yolcu taşıyan gemilerin karantinaya alınması, o yıl Hac ibadetinin iptal edilmesi, bölgeye kolerayla ilgili uzmanlardan oluşan bir sağlık heyetinin gönderilmesi ve bölgenin temizliği için ayrılan ödeneğin arttırılması gibi çeşitli adımlar atılmıştır. Atılan bu adımlar sayesinde kolera vakalarında önemli oranda azalmalar meydana gelmiştir. Dönemsel ve nitel bir araştırma olan, arşiv belgelerinin analizi ve değerlendirmeye dayalı doküman incelemesi yöntemiyle ele alınan çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti’nin 1881 yılında Hicaz’da ortaya çıkan koleraya karşı verdiği mücadeleyi ve koleranın o dönem itibariyle küresel bir tehdide dönüşmesine mâni olmak yolunda attığı adımları incelemektir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33692/avrasyad.1788952 |
| IZ | https://izlik.org/JA42ZJ73XN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 14 Sayı: 1 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası