Turkmen Turkish has maintained a strong oral literary tradition throughout its history, a tradition manifested particularly in epics, folk tales, proverbs, and poetry. Although this language existed for a long period within the realm of oral culture, it began to be systematically transcribed only from the 18th century onward. The recording of works by prominent poets such as Azadi and Magtymguly during this period is considered a significant milestone in the transition of Turkmen literature from an oral to a written phase. At that time, the sole Turkish written language dominant in the region inhabited by Turkmens was Chagatai, regarded as the continuation of Old Turkic and forming one of the principal streams of Central Asian Turkic written literature. Consequently, literary works of this era exhibit both linguistic features specific to Chagatai and local elements belonging to Turkmen Turkish. A significant example of this historical transformation is the work titled Hikâye-i Yusuf Ahmed, registered under the number Yz. B. 467 in the National Library and believed to have been written down in the early 19th century. Although the language of the text bears the phonological and morphological features characteristic of classical Chagatai literature, it simultaneously contains phonetic and morphological traits specific to Turkmen Turkish. Moreover, the literary devices and stylistic expressions used in the work show parallels with the traditional Chagatai literary style. Nevertheless, certain sections of the text clearly display Turkmen dialectal features, demonstrating that the work cannot be exclusively classified within the Chagatai written language tradition. This study aims to examine in detail the linguistic features of Hikâye-i Yusuf Ahmed that correspond to Turkmen Turkish and to argue that the influence of this dialect observed in the text necessitates reading the work in accordance with the phonological and morphological characteristics of Turkmen Turkish. Ultimately, it is asserted that the work exhibits a hybrid linguistic structure and serves as an important document shedding light on the formation process of the Turkmen written language.
Hikaye-i Yusuf Ahmed Turkmen Turkish Chagatai Turkish Mağrufi Bozoğlanhan Epos
Türkmen Türkçesi, tarih boyunca güçlü bir sözlü edebiyat geleneğine sahip olmuş ve bu gelenek özellikle destanlar, halk hikâyeleri, atasözleri ile şiirlerde kendisini göstermiştir. Uzun süre sözlü kültür içerisinde varlığını sürdüren bu dil, ancak 18. yüzyıldan itibaren yazıya aktarılmaya başlanmıştır. Bu dönemde Azadi ve Mahtumkulu gibi önemli şairlerin eserlerinin kayıt altına alınması, Türkmen edebiyatının sözlü dönemden yazılı döneme geçişinde temel bir kilometre taşı olarak kabul edilmektedir. Söz konusu süreçte, Türkmenlerin yaşadığı coğrafyada hâkim olan tek Türk yazı dili, Eski Türkçenin devamı niteliğinde değerlendirilen ve Orta Asya Türk yazılı edebiyatının ana damarlarından birini oluşturan Çağataycadır. Bu nedenle dönemin eserlerinde hem Çağataycaya özgü dil özellikleri hem de Türkmen Türkçesinin mahallî unsurları bir arada görülmektedir. Milli Kütüphane Yz. B. 467 numarası altında kayıtlı olan ve 19. yüzyılın başlarında yazıya geçirildiği düşünülen Hikâye-i Yusuf Ahmed adlı eser de bu tarihsel dönüşümün önemli örneklerinden biridir. Eserde kullanılan dil, ses ve şekil bilgisi bakımından klasik Çağatay edebiyatının izlerini taşımakla birlikte, Türkmen Türkçesine özgü birtakım fonetik ve morfolojik özellikleri de bünyesinde barındırmaktadır. Aynı zamanda metinde yer alan mazmunlar ve edebî söyleyiş biçimleri, geleneksel Çağatay edebiyatıyla paralellik göstermektedir. Bununla birlikte, metnin bazı bölümlerinde açık biçimde Türkmen ağız özellikleri görülmekte ve bu durum, söz konusu eserin sadece Çağatay yazı dili içerisinde değerlendirilmesinin yetersiz olacağını ortaya koymaktadır. Bu makalede, Hikâye-i Yusuf Ahmed adlı metnin Türkmen Türkçesiyle örtüşen dil özellikleri ayrıntılı biçimde incelenecek ve eser üzerindeki söz konusu lehçe etkisinin, metnin Türkmen Türkçesinin ses ve şekil bilgisine göre okunmasını gerekli kıldığı savunulacaktır. İnceleme sonucunda, eserin dilsel bakımdan melez bir karakter taşıdığı ve Türkmen yazı dilinin oluşum sürecine ışık tutan önemli bir belge hüviyetinde olduğu ileri sürülecektir.
Hikaye-i Yusuf Ahmed Bozoğlanhan Destanı Türkmen Türkçesi Çağatay Türkçesi Mağrufi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihi Kuzey Doğu Türk Dili (Harezm, Kıpçak, Çağatay) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 4 Sayı: 2 |
Deniz Demiryakan