Dil ilişkileri ilk olarak sözcük alışverişleriyle başlar. Bir ulus, etkileşim içerisinde olduğu başka bir ulusun dilinden sözcük alıntılar. Alıntılanan bu sözcüklerin büyük bir çoğunluğu bilgi alıntılarıdır. Bilgi alıntıları, ekseriyetle yeni öğrenilen kavramları karşılamak amacıyla yapılır. Bu alıntılar, özellikle göçler sonucu yeni bir kültür alanı içerisine giren uluslarda görülür. Yeni kültür alanı içerisine giren uluslar, bölgedeki diğer uluslardan yeni kavramlar öğrenir ve bu kavramları karşılamak için kavramların öğrenildiği ulusların dillerinden kendi dillerine sözcük alıntılarlar. Bu şekilde meydana gelen alıntılar, 11-13. yüzyıllar arasında Anadolu’ya göçen Oğuzların dilinde de görülür. Oğuzlar, göçün ardından Anadolu’daki yerli uluslar ile etkileşime girmiş, bu uluslardan yeni kavramlar öğrenmiş ve bu kavramları karşılamak için söz konusu ulusların dilinden kendi diline sözcükler alıntılamışlardır. Bu dönemlerde alıntılanan sözcükler, çoğunlukla yemek kültürüne ait adlar, balıkçılık, denizcilik, ticaret ile ilgili adlar, çiçek, sebze, bitki ve meyve adları ile tarım aletleri adlarıdır. Bu adların büyük bir çoğunluğu Rumcadan alıntılanmıştır. Söz konusu alıntılar, aynı zamanda Oğuzların yazı diline yansıyan ilk Rumca sözcüklerdir. Türkçedeki Rumca sözcükler ile ilgili birçok çalışma yapılmasına rağmen Oğuzların yazı diline yansıyan ilk Rumca sözcüklerle ilgili herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Dolayısıyla böyle bir incelemeye ihtiyaç olduğu düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmada doğrudan Rumcadan alıntılanan on altı sözcük ele alınmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi Rumca alıntı sözcükler Tarama Sözlüğü söz varlığı
Language contact first begins through the exchange of words. A nation borrows words from the language of another nation with which it is in contact. The majority of these borrowed words are cultural borrowings—that is, lexical borrowings made to denote newly learned concepts. Such borrowings are particularly observed among nations that enter a new cultural sphere as a result of migration. When nations become part of a new cultural environment, they learn new concepts from the peoples of that region and borrow words from those peoples’ languages to express these concepts in their own language. Borrowings of this kind are also observed in the language of the Oghuz Turks who migrated to Anatolia between the 11th and 13th centuries. After their migration, the Oghuz came into contact with the indigenous peoples of Anatolia, learned new concepts from them, and borrowed words from their languages to denote these newly acquired notions. The words borrowed during this period are usually names related to culinary culture; terms associated with fishing, seafaring, and trade; as well as names of flowers, vegetables, plants, fruits, and agricultural tools. The vast majority of these lexical items were borrowed from Greek. These borrowings also constitute the first Greek words to be reflected in the written language of the Oghuz Turks. Although many studies have been conducted on Greek loanwords in Turkish in general, there has been no specific examination of the first Greek words that appeared in the written language of the Oghuz. Therefore, this study has been prepared in response to that scholarly need. The study focuses on sixteen words directly borrowed from Greek.
Old Anatolian Turkish Greek loanwords Tarama Sözlüğü vocabulary
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 1 |

Balkanlarda Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları (BALTED), Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.