Fıkıh usûlü ilminin sahih biçimde kavranabilmesi, bu ilmin doğduğu tarihî ve ilmî bağlamın, ayrıca bu bağlamda ortaya çıkan tartışmaların arka planındaki saiklerin doğru bir şekilde anlaşılmasına bağlıdır. Şâfiî sonrası süreçte, bilhassa hicrî IV. asır usûl sahasında yoğun bir fikrî hareketliliğe sahne olmuş; ancak bu döneme ait dil, kelâm ve usûl literatürünün büyük bir kısmı günümüze ulaşamamıştır. Bu sebeple, Şâfiî ile Bâkıllânî arasındaki ilmî sürekliliğin tam anlamıyla kurulamayışı, bu dönemin “kayıp halka” olarak adlandırılmasına sebep olmuştur.
Fıkıh usûlünün klasik dönemde kazandığı sistematik yapının arka planındaki entelektüel dokuyu anlamak isteyenler için bu kayıp halka özel bir ehemmiyet taşımaktadır. Elimizde yazılı olarak mevcut olmayan, ancak sonraki dönem literatüründe görüşlerine yer verilen bu devrin ilmî birikimini anlamaya yönelik çabalar, usûl ilminin tarihî gelişim çizgisini aydınlatma açısından zarurîdir. İşte bu çalışma da, Şâfiî ile başlayan tedvîn sürecinin tedrîcî gelişimini tespit etmeyi ve bu süreçte eserleri kaybolmuş olan önemli bir figür olan Sayrafî (ö. 330/941) üzerinden söz konusu döneme ilmî bir projektör tutmayı hedeflemektedir. Böylece usûl ilminin erken dönem merhalelerinin daha iyi kavranmasına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
Mütekellim usûl anlayışının sonraki nesillere aktarılmasında önemli bir rol üstlenen Sayrafî, usûl sahasında eserler vermiş olmakla birlikte bu eserlerin hiçbiri günümüze tam metin olarak ulaşmamıştır. Ancak onun görüşleri, gerek doğrudan nakiller gerekse müteakip dönem eserlerinde yer alan atıflar vasıtasıyla kısmen korunmuş ve bize ulaşabilmiştir. Bu çalışmada, Sayrafî’ye nispet edilen usûlî görüşler, klasik usûl sistematiği çerçevesinde derlenmekte ve ilmî olarak değerlendirilmek suretiyle yeniden inşa edilmektedir.
A sound understanding of the science of uṣūl al-fiqh (principles of Islamic jurisprudence) requires a comprehensive grasp of its historical and intellectual context, along with the underlying motives behind the debates that emerged within that context. The post-Shāfiʿī period, particularly the 4th/10th century AH, witnessed intense scholarly activity in the field of uṣūl. However, a significant portion of the literature from this era—spanning language, theology, and jurisprudential methodology—has not survived to the present. Consequently, the inability to establish a complete intellectual continuity between al-Shāfiʿī and al-Bāqillānī has led scholars to refer to this period as a "missing link" in the historical development of uṣūl al-fiqh.
This lost link bears special significance for those seeking to comprehend the intellectual fabric underlying the systematization of uṣūl in the classical period. Although the original texts of this era are no longer extant, the ideas of key figures such as al-Sayrafī (d. 330/941) have been partially preserved through later citations and direct transmissions. This study aims to shed light on the gradual compilation process initiated by al-Shāfiʿī by focusing on al-Sayrafī, whose contributions represent a crucial phase in the intellectual evolution of the discipline. Accordingly, this work seeks to reconstruct and critically assess the legal-theoretical views attributed to al-Sayrafī within the framework of classical uṣūl systematics, thereby contributing to a deeper understanding of the formative stages of the discipline.
Sayrafi Procedure Ecclesastical evindence judgment deduction
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |
