1982 Anayasası'nda yasama ve yürütme ilişkileri açısından iki önemli anayasa değişikliği yapılmıştır. Bu anayasa değişikliklerinden ilki 2007 yılında, ikincisi ise 2017 yılında gerçekleşmiştir. İki anayasa değişikliğinin ortak noktası yürütme organı ile ilgili hükümet sistemini etkileyen düzenlemeler yapmış olmasıdır. Zira 2007 Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçileceği kabul edilmiş, 2017 Anayasa değişikliğiyle ise düalist yürütme yapısı monist bir yapıya dönüşmüştür. 2017 Anayasa değişikliği sonrasında Türkiye farklı bir sisteme geçmiştir. Bu yeni sistem yasama ve yürütme ilişkilerinin yeniden şekillenmesi sonucunu doğurmuştur. Bu çalışma 2017 Anayasa değişikliğinin yasama ve yürütme ilişkilerine etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın sorusu söz konusu anayasa değişikliğinin yasama ve yürütme ilişkilerine nasıl yansımış olduğudur. Çalışmada nitel araştırma tekniği kullanılmış ve doküman analizi yapılmış, karşılaştırmalı hukuktan yararlanılmıştır. Çalışma sadece yasama ve yürütme arasındaki ilişkide belirleyici olan yetkiler ile sınırlı tutulmuştur. Dolayısıyla iki organın tüm yetkileri çalışma kapsamına alınmamıştır. Sonuç olarak 2017 Anayasa değişikliğinin yasama organı karşısında yürütme organını güçlendirmiş olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa Değişikliği Yasama ve Yürütme İlişkileri Hükümet Sistemi
Bu makale Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Metin Özdemir danışmanlığında Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde sunulan ve kabul edilen "1982 Anayasası Döneminde Yasama ve Yürütme İlişkilerinin Evrimi" başlıklı doktora tezinden türetilmiştir. Makalenin kabul olması durumunda bu bilgi makale başlığına eklenecektir.
The 1982 Constitution made two important constitutional amendments in terms of legislative and executive relations. The first of these constitutional amendments was made in 2007, and the second in 2017. The common point of the two constitutional amendments is that they made arrangements affecting the government system regarding the executive body. Because with the 2007 constitutional amendment, it was accepted that the President would be elected by the people, and with the 2017 constitutional amendment, the dualist executive structure turned into a monist structure. After the 2017 constitutional amendment, Turkey moved to a different system. This new system resulted in the reshaping of legislative and executive relations. This study aims to evaluate the impact of the 2017 constitutional amendment on legislative and executive relations. In line with this purpose, the question of the study is how the mentioned constitutional amendment is reflected in legislative and executive relations. The study employed qualitative research techniques, conducted document analysis, and utilized comparative law. The study was limited to the powers that are decisive in the relationship between the legislative and executive. Therefore, all powers of the two bodies were not included in the scope of the study. As a result, it has been determined that the 2017 Constitutional amendment has strengthened the executive branch vis-a-vis the legislative branch.
Constitutional Amendment Legislative and Executive Relations Government System
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Anayasa ve Siyasal Kurumlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 25 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 28 Sayı: 54 |
BAUNSOBED