The legalization of Christianity within the borders of the Roman Empire took place in the fourth century. By the end of the same century, Christianity was officially recognized as the state religion. With this momentum, Christianity was able to transcend the boundaries of Roman territory and spread across a wider geography. However, this unity did not last long and eventually resulted in political and religious divisions within the lands of the Roman Empire. After this division, political unity was never achieved again, yet steps were occasionally taken to secure unity within the Christian faith. The most important of these was the Crusades, which broke out at the end of the eleventh century. In order to eliminate different perspectives within Christianity, Christian clergy occasionally gathered together. These meetings, known as councils, were of great importance for the Christian world. One of these councils, held in 1095 in the town of Clermont in France, directly influenced the beginning of the Crusades. The Byzantine Emperor, who adhered to the Orthodox Christian faith, fearing the loss of his remaining lands due to the territorial expansion of the Seljuk Turks up to the capital, urgently requested help from Catholic Christian Rome. At the same time, Europe was fragmented into countless small territories and was subjected to the oppression of the knights who ruled over them. Moreover, the long-standing problems of famine, poverty, and land scarcity had created social unrest, which was further intensified by the spread of mercenary practices and the emergence of a colonizing expansionist movement. During this period, many people in Europe, especially landless peasants, struggled to survive in conditions of hunger and poverty. In this turbulent era, the appeal for help from the Byzantine Empire, which was on the verge of annihilation at the hands of the Seljuks, represented an important opportunity for Europe to escape from its boiling cauldron-like environment. Pope Urban II, who recognized this opportunity very well, immediately convened a council and played a critical role in the initiation of the Crusades. Thus, Urban II attained the honor of demonstrating Catholic supremacy within the Christian world. By leading both the enrichment of the European people and the conquest of Jerusalem, he sought to realize a Christian alliance. This article examines the Council of Clermont, convened under the leadership of Pope Urban II, and its impact on the process leading to the Crusades.
TÜBİTAK 2209-A
1919B012006408
I would like to express my deepest gratitude to the Scientific and Technological Research Council of Turkey (TÜBİTAK), whose visionary approach and generous support made the realization of this study possible.
Hristiyanlık inancının Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde serbest hale getirilmesi IV. Yüzyılda gerçekleşmiştir. Aynı yüzyılın sonlarında ise Hristiyanlık devletin resmi dini olarak kabul edilmiştir. Bu ivmeyle Hristiyanlık, Roma topraklarını aşıp daha geniş coğrafyada yayılma fırsatı elde etmiştir. Lakin bu birliktelik uzun sürmemiş Roma İmparatorluğu topraklarında siyasi ve dini bölünmeler ile sonuçlanmıştır. Bu bölünmeden sonra siyasi birliktelik hiçbir zaman gerçekleştirilememiş olsa da Hristiyanlık dininde ittifakın sağlanması için zaman zaman adımlar atılmıştır. Bunların en önemlisi ise XI. asrın sonlarında vuku bulan Haçlı Seferleri’dir. Hristiyanlık inancındaki farklı bakış açılarının ortadan kaldırılması için Hristiyan din adamları zaman zaman bir araya gelmişlerdir. Konsil olarak adlandırılan bu toplantılar Hristiyanlık dünyası için oldukça önemlidir. Bu konsillerden biri de 1095 yılında Fransa’nın Clermont kasabasında gerçekleşerek Haçlı Seferleri’nin başlamasına doğrudan etki etmiştir. Ortodoks Hristiyan inancını benimseyen Bizans İmparatoru, başkentlerine kadar topraklarını genişleten Türkiye Selçuklu Devleti’nin de korkusuyla kalan son topraklarını kaybetmemek adına Katolik Hristiyan Roma’dan acil yardım talebinde bulunmuştur. Bu esnada ise Avrupa, sayısız küçük toprak parçalarına bölünmüş ve bunların başında bulunan şövalyelerin zulümlerine maruz kalmaktaydı. Öte yandan Avrupa’da uzun süredir devam eden açlık, yoksulluk ve toprak kıtlığının yol açtığı toplumsal kargaşaya, ücretli askerlik anlayışının yayılması ve kolonizatör bir taşma hareketinin başlaması da eklenmişti. Bu süreçte başta topraksız köylü halk olmak üzere Avrupa’da bulunan birçok insan açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermekteydi. Avrupa’nın bu çalkantılı döneminde, Selçuklular tarafından adeta yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Bizans İmparatorluğu tarafından gelen yardım çağrısı, kaynamakta olan bir kazandan farksız olan Avrupa’nın bulunduğu ortamdan kurtulması için önemli bir fırsattı. Bunu çok iyi değerlendiren Papa II. Urbanus, hemen bir konsil düzenlemiş ve Haçlı Seferleri’nin başlamasında kritik bir rol oynamıştır. Böylece II.Urbanus, Hristiyan dünyasında Katolik üstünlüğünü gösterme şerefine de nail olacaktı. Hem Avrupa halkının zenginleşmesine hem de Kudüs’ün ele geçirilmesine öncülük ederek, Hristiyan ittifakını gerçekleştirecekti. Bu makalede Papa II. Urbanus’un başkanlığında düzenlenen Clermont Konsili ve bunun Haçlı Seferleri’ne giden süreçteki etkisi ele alınmıştır.
TÜBİTAK 2209-A
1919B012006408
Bu çalışmanın hayata geçirilmesine vizyoner yaklaşımı ve sağladığı destekle imkân tanıyan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’na (TÜBİTAK) en içten teşekkürlerimi sunarım.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Avrupa Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | 1919B012006408 |
| Gönderilme Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |