OSMANLI DEVLETİ'NDE HAYVANCILIĞIN İKTİSADİ BOYUTU
Öz
İnsanın fıtratında bulunan karnını doyurma duygusu, aynı zamanda hayatın devamlılığının da ilk şartıdır. Besin zincirinin önemli bir halkasını ise hayvanlar oluşturmaktadır. Hal böyle olunca, devletlerin hayatında da hayvancılık önemli bir yere sahiptir. Her devlette olduğu gibi Osmanlı Devleti için de halkının ve ordularının besin kaynağı olarak et ön plan olmuştur.
Coğrafî konumu bakımından etrafında kendisini besleyecek ziraî kaynakların azlığı nedeniyle Bizans döneminden beri İstanbul’un ihtiyaçları Rumeli ve Anadolu’dan karşılanmıştır. İstanbul’un et ihtiyacı da hayvan varlığı bakımından zengin olan Rumeli ve Anadolu’daki konar-göçer aşiretlerden sağlanmıştır. 1570’te Halep Türkmenlerinin 492.637 küçükbaş hayvan varlığı vardı. Bölgedeki Kilis İzzeddin Bey Ekradının hayvan varlığı ile birlikte 1.081.845 baş yapmaktaydı ki, gerçekten büyük bir zenginlikti. Aynı dönemde Bozulus Türkmenlerinin koyun mevcudu yaklaşık 2 milyondu. 16. yüzyılda ortalama her yıl 200.000 koyun İstanbul’a getirilirdi. 19. yüzyılın sonlarında Şam, Beyrut, Trablus, Akka, Hama, Balka ve Havran’dan müteşekkil Suriye vilayetinin 8.203.888 küçükbaş hayvanı vardı. 1913 yılında İstanbul’da yıllık ortalama 1.200.000 koyun kesilmekteydi.
Ordunun ihtiyacı için etin zamanında ve yeterince hazırlanması ve ordu bölgesine sevk edilmesi oldukça önemli olmuştur. Seferler için binlerle ifade edilen miktarda koyun talep edilmiştir. Ordu, koyun ve diğer ihtiyaçlarını bedeli karşılığında almış, halkın mallarına zorla el koymamıştır. Şehirlerde halkın et ihtiyacının karşılanması, piyasaya arzı, fiyatlarının kontrolü belli kanunlara bağlanmış, uygulanan narh sistemi ile et fiyatları kontrol altında tutulmuştur. Hayvanların etinden başka sütünden de yararlanılmış, tereyağı ve peynir, geniş halk kitlelerinin ihtiyacını karşılamıştır.
Hayvancılık, özelliği itibariyle geniş bir istihdam alanı yaratmıştır. Doğrudan veya dolaylı olarak hayvanlarla ilgili pek çok zanaat kolu gelişmiştir. Öte yandan hayvan varlığı büyük bir vergi kaynağı oluşturmuş; koyun, camus, deve, katır vergiye tabi tutulmuştur. Ulaşım, nakliye ve sefer hizmetlerinde de hayvanlar kullanılmıştır. Ziraat, ulaştırma, haberleşme, savaş, göçler ve ülkelerin imarında, teknolojinin gelişmesinde, kısacası hayatın bütün alanlarında insanların en büyük yardımcısı hayvanlar olmuştur.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- BOA. Y.PRK.UM. 32/9 – 14 Zilkade 1312/9 Mayıs 1895
- Ankara Şer‘iyye Sicili, 775, 776, 787, 794
- Konya Şer‘iyye Sicili, 5919, 5921, 5923, 5924, 5927
- Aygün Necmettin, “Osmanlı Devleti Kırsalında İktisadî Örüntüler ve Trabzon’daKoyun (Sürü) Sahipleri (1722)”, Karadeniz Araştırmaları Dergisi, S. 25, Güz 2018, s. 55-67
- Bayraktar Hilmi, XIX Yüzyılda Halep Eyaletinin İktisadi Vaziyeti, Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Yay., Elazığ 2004
- Çağatay Neşet, “Osmanlı İl Kanunnâmelerinden Örnekler”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, c. 2, S. 1, Ankara 1944, s. 338-352
- Çağatay Neşet, “Osmanlı İmparatorluğunda Reayadan Alınan Vergiler”, Ankara Üniversitesi DTCF Dergisi c. 5, S. 5 Ankara 1947, s. 483-511
- Çakar Enver, “XVI. Yüzyılda Suriye’de Yaşayan Salur ve Çoğun Türkmenleri”, Fırat Üniversitesi-Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 12 (2), Elazığ 2002, s. 325-340
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Mustafa Öztürk
*
0000-0002-6808-8788
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
31 Aralık 2019
Gönderilme Tarihi
4 Aralık 2019
Kabul Tarihi
27 Aralık 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 1 Sayı: 1