1781 TARİHLİ AVARIZ DEFTERİNE GÖRE ARABSUN (GÜLŞEHRİ) KAZASI
Öz
1530 yılında mezra olan Arabsun, 1582 yılında köy statüsü kazanmıştır. 1781 yılında ise kaza statüsü verilen Arabsun, Gülşehri ismini almıştır. Bu değişimin en önemli nedeni I. Abdülhamid’in sadrazamlarından olan ve aslen Arabsunlu olan Karavezir Seyyid Mehmed Paşa (1728-1781) idi. 1779-1781 yılları arasında sadrazamlık yapan Karavezir, Arabsun’a külliye olarak ifade edilebilecek eserler kazandırmıştır. Osmanlı döneminde bir yerleşim yerine şehir diyebilmenin göstergesi, orada caminin ve pazarın olmasıydı. Buradan hareketle külliyede bulunan cami, mektep, medrese, kütüphane, çeşme, şadırvan ve hamam gibi yapılar köyden kazaya dönüşümün alt yapısını oluşturmuştur. Daha sonra buraya göç ettirilen nüfus sayesinde yeni mahalleler oluşmuştur. Yani burası şenlendirilmiştir. Bu çalışmada, 1781 yılında avarız ve nüzulhaneleri tespit için Gülşehri’nde yapılan sayım esas alınarak kazanın durumu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Hareket noktası olarak bu defter alınmış olmakla birlikte gerekli yerlerde diğer kaynaklara da müracaat edilmiştir. Avarız, Müslüman ve gayrimüslim ayrımı gözetilmeden tahrir defterine reaya olarak kaydedilen herkesten alınan bir vergiydi. Nitekim Arabsun/Gülşehri kazasında her iki grup üzerine de avarız yazılmıştır.
Tahrir yapılırken kaza merkezindeki mahallelerden başlanmış sonrasında köyler yazılmıştır. Köyler yazıldıktan sonra kazaya ilhak edilen yerleşim yerlerine değinilmiştir. Muharrir, mübaşir ve kadıdan oluşan ekibe tahriri yapılan yerin ileri gelenleri de eşlik etmiştir. Zira yerleşim yerlerinin hududunu ve gelirlerini en iyi bilenler onlardı. Aynı zamanda böyle bir ekip kurularak otokontrol da sağlanmıştır. Merkez, taşra ve yerleşim yerinin ileri gelenlerinden oluşan heyet, bu işlemin usulüne uygun, kanuna mutabık ve yöreye göre yapılmasını da temin etmiştir. Merkezden gelenler tahririn yapılışını, kadı kanunlara uygun ve adil yapılmasını, köylüler de gelirlerin ve hudutların doğru kaydedilmesini temsil etmişlerdir. Bu bakımdan tahririn yazımında görev alanlar rastgele seçilmemişlerdi. Bu kişiler geçmiş tecrübelere dayanılarak bilinçli şekilde oluşturulmuşlardı.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Ali Emiri Sultan Mehmed IV (AE.SMMD.IV.): 5/471.
- Bâb-ı Asafî Ruus Kalemi Defterleri (A.RSK.d): 1601.
- Bâb-ı Defterî Mevkufat Kalemi Defterleri (D.MKF.d.): 30781.
- Cevdet Dâhiliye (C.DH): 3/148, 346/17261, 349/17423.
- Cevdet Evkâf (C.EV): 10/487, 404/20474, 449/22733, 625/31550.
- Cevdet Maarif (C.MF): 13/637, 85/4250.
- Cevdet Zabtiye (C.ZB): 77/3832.
- Hatt-ı Hümayun (HAT): 268/15657, 272/15957, 538/26492, 1301/50667.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Hamit Şafakcı
*
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
31 Aralık 2020
Gönderilme Tarihi
30 Eylül 2020
Kabul Tarihi
3 Kasım 2020
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Cilt: 2 Sayı: 2