KÜRESEL SİYASET VE 12 GÜN SAVAŞINA DAİR BİR ANALİZ
Öz
7 Ekim 2023’te, İsrail’in kuruluşu olan 1948’den beri ilk defa Filistinlilerin karşı saldırıya geçmesi sadece İsrail için değil aynı zamanda bölge ülkeleri ve tabii ki bölgede bulunan başta ABD olmak üzere küresel güçler için de sürpriz olarak kayıtlara geçmiştir. Aslında daha öncesinde başlayan ancak 1948’den itibaren daha kapsamlı ve planlı bir işgal şeklinde yürütülen İsrail politikalarının Filistin topraklarında yarattığı şiddet hiç azalmamıştır. 1948-49, 1967 ve 1973 Savaşları sonucunda, Batılı ülkelerin de desteğiyle bir taraftan işgal yoluyla topraklarını genişleten İsrail, diğer taraftan Ortadoğu’da etkisini artırmanın bir yolunu bulmuştur. Gerek BM’nin Kudüs ve diğer Filistin topraklarının işgali sonrasında aldığı kararlara uymayarak gerekse bölge ülkelerinin tepkisini Batılı dostlarının yardımıyla azaltarak günümüze kadar bölgede önemli ancak devletler hukuku bağlamında sorunlu aktör olarak varlığını devam ettirmiştir. Ayrıca ekonomik ve teknolojik açıdan sürekli gelişen ve bölge ülkelerinin zayıflığından faydalanan İsrail ve onun koruyucusu gibi davranan ABD için 1979 İran İslam Devrimi Ortadoğu’da yeni bir dönemin başlangıcı sayılmıştır. 13 Haziran 2025 günü ilk saatlerde İsrail’in İran’a saldırısı ile başlayan 12 Gün Savaşı, birçok açıdan 1979’dan bugüne değin devam eden ABD-İran gerginliğinin son safhası olarak da görülmüştür. Ancak savaşın sadece İsrail, ABD ve İran arasında kalıp kalmayacağı ve bölgenin geleceğini nasıl etkileyebileceği sorularına net cevap verebilmek oldukça zor görünmektedir. Bu çalışmada İsrail ve ABD tarafından İran’a karşı gerçekleştirilen saldırılar ve bu saldırılara İran’ın cevap vermesiyle yaşanan 12 Gün Savaşı ele alınmıştır. Çalışmada ayrıca bu savaşın arka planı, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de yaşananlar ve uluslar arası toplumun tepkilerine de yer verilmektedir.
Anahtar Kelimeler
Ortadoğu, 12 Gün Savaşı, İran, Nükleer Enerji
AN ANALYSIS OF GLOBAL POLITICS AND THE 12-DAY WAR
Öz
On October 7, 2023, the Palestinians launched their first counter-attack since Israel's founding in 1948, a surprise not only for Israel but also for regional countries and, of course, for global powers, particularly the United States. The violence Israel inflicted on Palestinian territories, which began earlier but progressed to a comprehensive occupation from 1948 onward, has never abated. As a result of the 1948-49, 1967, and 1973 wars, Israel, with the support of Western countries, expanded its territory through occupation while simultaneously finding ways to increase its influence in the Middle East. By both failing to comply with UN resolutions following the occupation of Jerusalem and other Palestinian territories and mitigating regional countries' reactions with the help of its Western allies, it has remained a significant but problematic actor in the region to this day, albeit one facing international law. Furthermore, for Israel, which was constantly developing economically and technologically and exploiting the weakness of regional countries, and for the US, which acted as its protector, the 1979 Iranian Islamic Revolution was considered the beginning of a new era in the Middle East. The Twelve-Day War, which began on June 13, 2025, was in many ways seen as the final phase of the US-Iran tensions that have persisted since 1979. However, it remains difficult to definitively answer the questions of whether the war will remain solely between Israel, the US, and Iran, and how it will impact the future of the region. This study examines the attacks carried out by Israel and the US against Iran, and Iran's response to these attacks, which led to the 12-Day War. The study also examines the background to this war, the events in Gaza after October 7, 2023, and the reactions of the international community.
Anahtar Kelimeler
Middle East, Twelve-Day War, Iran, Nuclear Energy