Türk kültüründe halk hekimliği, insanın doğayla kurduğu ilişkinin en somut yansımalarından biri olarak karşımıza çıkar. Bitkiler, hayvanlar, su ve toprak gibi doğa unsurlarıyla birlikte şekillenen bu gelenek hem fiziksel hem de ruhsal şifalanmayı amaçlar. Modern tıbbın hızlı gelişimine rağmen insanlar, köklü halk bilgisine ve doğadan gelen şifaya yönelmeye devam etmektedir. Bu çalışma, Konya ilinin Kaşınhanı ilçesinde yaşayan Cengiz Bilge’nin (Kırlangıç Dede) kırlangıç otu kullanarak gerçekleştirdiği uygulamaları merkeze alarak Türk kültüründe halk hekimliği bilgisinin günümüzdeki varlığını incelemektedir. Cengiz Bilge’nin kırlangıç otu başta olmak üzere çeşitli bitkiler aracılığıyla sürdürdüğü pratikler hem doğayla kurulan etkileşimi hem de halk hekimliğinin günümüzde alternatif bir yöntem olduğunu göstermektedir. Çalışma halk hekimliğinin yalnızca bir tedavi şekli değil aynı zamanda kültürel bellek ve halk inançlarının alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Kırlangıç Dede’nin ifadeleri sonucunda Türk halk hekimliği geleneğinin günümüzde de canlılığını koruduğunu ve sosyal medya gibi güncel iletişim kanalları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştığını söylemek mümkündür.
In Turkish culture, folk medicine emerges as one of the most tangible reflections of the human relationship with nature. Shaped by natural elements such as plants, animals, water, and soil, this tradition aims to provide both physical and spiritual healing. Despite the rapid advancement of modern medicine, people continue to turn toward ancestral knowledge and the healing power of nature. This study examines the contemporary presence of folk medicine in Turkish culture by focusing on the practices of Cengiz Bilge, who lives in the Kaşınhanı district of Konya and treats patients use the great calendine (Chelidonium majus). Bilge’s practices, which revolve around various medicinal plants, reveal both the human interaction with nature and the role of folk medicine as an alternative healing method in modern times. The study demonstrates that folk medicine is not merely a form of treatment but also a domain of cultural memory and popular belief. Based on Cengiz Bilge’s statements, it can be concluded that the Turkish folk healing tradition continues to preserve its vitality today and reaches wider audiences through modern communication channels such as social media.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.48174/buaad.1799879 |
| IZ | https://izlik.org/JA72UX62JM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |

Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.