Bu çalışma, 1964 yılında Türkiye’den sınır dışı edilen Yunan uyruklu Rumların Yunanistan’da karşılaştıkları ayrımcılığı ve kimlik temelli dışlanmayı incelemektedir. Atatürk döneminde 1930’da Yunanistan’la imzalanmış olan İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması’nın feshedilmesi neticesinde 1964 yılında Türkiye’den Yunan uyruklu Rumlar sınır dışı edildiler. Sınır dışı edilen Yunan uyruklu Rumlar; Yunanistan’a göç ettiklerinde çeşitli sosyo-ekonomik ve kültürel zorluklarla karşılaştılar. Bu bireyler, Osmanlı’dan beri İstanbul’da yaşayan, genellikle kentli ve eğitimli bir azınlığı temsil ediyordu. Bu açıdan çoğunluğu İstanbul’dan giden Rumlar; aksanları, alışkanlıkları ve şehirli yaşam tarzlarıyla Yunanistan’ın yerel halkından farklıydı. Bu fark, onları sosyal hayatın ve iş gücünün dışına iten bir ayrımcılığa dönüştü. Türkiye’den ayrıldıktan sonra Rumlar yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda derin bir psikolojik travma yaşadılar. Çünkü Yunanistan’a vardıklarında bekledikleri sıcak karşılamayı bulamadılar. Yunanistan’daki yerel halk, bu göçmenleri “Tourkosporoi” (Türk dölü), “Türk tohumu” ve “Türkleşmiş Rumlar” gibi ifadelerle nitelendirerek ötekileştirdi. Kimlik ikilemi yaşayan bu bireyler ne tam anlamıyla Yunan toplumuna entegre olabildiler ne de eski vatanlarıyla bağlarını sürdürebildiler. Türkiye’de eğitimli ve varlıklı olan birçok kişi, Yunanistan’da iş bulmakta zorlandı. Yunan Devleti ise bu göçmenlerin entegrasyonu için gerekli politikalar geliştirmekte yetersiz kaldı. Bu da İstanbul Rumlarının hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da “yabancı” sayılmalarına neden oldu. Bu durum, göçmenlerin sosyal dışlanma yaşamasına ve kuşaklar boyunca süren bir kimlik krizine yol açtı. Yunanistan hükûmetinin entegrasyon politikalarının sınırlı oluşu da bunda etkendi. Sonuç olarak, 1964 göçü yalnızca fiziksel bir yer değişimi değil, aynı zamanda bireylerin kimlik, aidiyet ve vatandaşlık algılarında derin bir kırılma yaratmıştır. Yunanistan’a göç eden Rumlar, iki ülke arasında sıkışmış bir diaspora kimliği geliştirirken, devlet politikalarının ve toplumsal tutumların entegrasyon sürecinde belirleyici olduğu görülmüştür.
Yunan uyruklu Rumlar Tourkosporoi İstanbul Rumları Türk-Yunan ilişkileri Kimlik krizi.
Bu makale, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Ensttitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalında Prof. Dr. Vahdettin Engin danışmanlığında yürütülen Hilal İŞÇİ YİĞİT tarafından hazırlanan “İki Darbe Arasında Türk-Yunan İlişkileri 1960-1980” başlıklı doktora tezinden üretilmiştir. Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği ve yazarının sorumluluğunda olduğu beyan olunur.
This study examines the discrimination and identity-based exclusion faced in Greece by Greeks deported from Türkiye in 1964. Following the annulment of the Residence, Trade, and Navigation Agreement signed with Greece in 1930 during Atatürk’s era, Greeks of Greek nationality were excluded from Türkiye in 1964. The deported Greeks faced various socioeconomic and other difficulties upon their migration to Greece. These individuals represented a largely urban and educated minority that had lived in Istanbul since the Ottoman era. In this respect, the majority of Greeks, who came from Istanbul, differed from the local population in their accents, emerging urban lifestyles, and their distinct social life and workforce. However, this difference, coupled with the strength of their work force, translated into discrimination. After leaving Türkiye, the Greeks suffered not only physical but also profound psychological trauma, as they were not warmly welcomed upon arrival in Greece. The local population in Greece ostracized and marginalized these immigrants, viewing them as “Tourkosporoi” (Turkish offspring), “Turkish seeds” or “Turkified Greeks.” These individuals, experiencing identity dilemmas, were neither fully integrated into Greek society nor able to maintain ties with their former homeland. Many educated and wealthy individuals in Turkey struggled to find employment in Greece. The Greek state, however, failed to develop adequate policies for the integration of these immigrants. This resulted in the Istanbul Greeks being considered “foreigners” in both Turkey and Greece. This led to the immigrants social exclusion and an identity crisis that lasted for generations. The limited integration policies of the Greek government were also a contributing factor. Ultimately, the 1964 migration was not only a physical displacement but also a profound rupture in individuals’ sense of identity, belonging, and citizenship. While the Greeks who immigrated to Greece developed a diaspora identity stuck between the two countries, state policies and social attitudes were seen to be decisive in the integration process.
Greek nationals Tourkosporoi Istanbul Greeks Turkish-Greek relations Identity crisis.
This article is based on the PhD thesis titled “Turkish-Greek Relations Between Two Coups (1960-1980)” prepared by Hilal İŞÇİ YİĞİT under the supervision of Prof. Dr. Vahdettin ENGİN at the Department of the History of the Revolution and Atatürk’s Principles, Institute of Turkic Studies, Marmara University. It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Tarih, Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Ekim 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.71096/cakutad.1777889 |
| IZ | https://izlik.org/JA39RG23SB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |
Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi (ÇAKÜTAD), Türkoloji alanıyla ilgili tüm konularda akademik değere sahip çalışmalar yayımlamak suretiyle bilim dünyasına katkılar sunmayı amaçlamaktadır.
Bu amaç doğrultusunda;
Türk dili ve edebiyatı, Türk kültürü ve tarihi, Türk müziği ve sanatı, Türk-İslam Düşüncesi ile Türk coğrafyalarında din, bilim ve kültür gibi Türk milli ve manevî mirasını ilgilendiren konularda temel sorunları ve uygulamaları analiz eden özgün makaleler başta olmak üzere, çeviri ve derleme makaleler kabul edilebilmektedir.
Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisine gönderilen makaleler, daha önce başka bir platformda yayımlanmamış veya yayınlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır. Dergi yazım kurallarına uygun olarak sisteme yüklenen yazılar, Ön İnceleme, Bilimsel Değerlendirme ve Yayına Hazırlama olmak üzere üç aşamalı bir süreçten geçer. Ön incelemeden sonra alanında uzman iki hakeme gönderilerek bilimsel olarak değerlendirilir. Editör Kurulu, hakem görüşleri doğrultusunda çalışmanın yayımlanması hakkında nihai kararı verir.
Konu Kategorileri ve Dergiye Kabul Edilen Makale Türleri
ÇAKÜTAD, Sosyal ve Beşeri Bilimler alanında Türk dili, Türk edebiyatı, dil bilimi, Türk lehçeleri, Türk halk kültürü, Türk kültürü ve tarihi, Türk müziği ve sanatı, Türk-İslam düşüncesi, Türk Tasavvuf Edebiyatı gibi alanlarda makale kabul etmektedir. Bunun yanında Türk coğrafyalarında din, bilim ve kültür gibi Türk milli ve manevî mirasını ilgilendiren konularda temel sorunları ve uygulamaları analiz eden özgün makaleler başta olmak üzere, çeviri ve derleme makaleler kabul edilebilmektedir.
Bu kapsamda dergiye kabul edilen başlıca çalışmalar şu şekildedir: Araştırma- İnceleme makalesi, Kitap İncelemesi, Çeviri, Derleme, Teknik Not, Olgu Sunumu, Söyleşi, Kısa Rapor, Mektup, Vefat Haberi, Düzeltme, Akademik Haber.
Hedef Kitlesi
Dergimizin hedef kitlesi, Türkoloji ve Türk dünyası ile ilgilenen başta akademisyenler olmak üzere bu alana ilgi duyan bütün öğrenci, okur ve kurumlardır.
Yazım Kuralları
Yazılar için telif ücreti ödenmez. Derginin tüm süreçleri ücretsizdir. Yayın öncesi ve sonrasında herhangi bir ücret talep edilmez.
LİSANS: SELÇUK ÜNİVERSİTESİ/İLAHİYAT FAKÜLTESİ/İLKÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ PR. 2009
YÜKSEK LİSANS: NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ/SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ/TÜRK İSLAM EDEBİYATI 2017
DOKTORA: NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ/SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ/TÜRK İSLAM EDEBİYATI 2021
1996 yılında Dicle Üniversitesi, İngiliz Dili Eğitimi Bölümünden mezun oldu. 1996-2013 yılları arasında, Millî Eğitim Bakanlığında Yöneticilik, Uzman İngilizce ve Fransızca Öğretmeni olarak görev yaptı. 2014 yılında Çankaya Üniversitesi İngiliz Edebiyatı ve Kültür İncelemeleri bölümünde yüksek lisansını tamamladı. 2013 yılında Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ofisi ve Erasmus Koordinatörlüğünde görev yaptı. 2018 yılında aynı üniversite Yabancı Diller Bölümüne İngilizce Öğretim Görevlisi olarak atandı. 2020 yılında Gazi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Çeviri ve Kültürel Çalışmalar bölümünde doktorasını tamamladı. Halen Çankırı Karatekin Üniversitesinde Doktor Öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir. Yazarın “Çeviri Amaçlı Tasavvuf Terminolojisi -Talât Sait Halman’ın “Yunus Emre Selected Poems” Adlı Çalışması Çerçevesinde Tasavvufi Şiirin Çevirisi” adında Yunus Emre Şiirlerinin İngilizce çevirilerine yönelik uluslararası inceleme kitabı, “Yunusca Çeviri-Yunus Emre Kavramlarının Dünya Dillerine Aktarılması” adında kavramları tanıtan uluslararası bir diğer kitabı vardır. “Translation of Cultural Items” (Kültürel Ögelerin Çevirisi) adlı Türkçe deyim ve atasözlerinin aktarımını örnekleriyle anlatan uluslararası İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Lehçe ve Rusça gibi yedi dile çevrilen kitabı bulunmaktadır. Yaşadığı yöreyi ve kültürünü anlattığı, “Kültürel Çalışmalar Çankırı Tarihi ve Kültürel Değerleri” adlı kitabı vardır. Ayrıca, çeviri ve kültür çalışmalarını içeren uluslararası, ulusal bildirileri, konferansları, makale ve dergi yayınları mevcuttur.
1967 yılında Çorum’un Alaca ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sungurlu’da tamamladı. 1990 yılında Gazi Üniversitesine bağlı Gazi Eğitim Fakültesinden mezun oldu. 1991-1992 yılında askerlik yükümlülüğünü yerine getirdi. 1992 yılının Ağustos ayında Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Öğretim Merkezinde Türkçe Okutmanlığı stajı yaptı. Stajını tamamladıktan sonra Kasım 1992’de aynı kuruma bağlı TÖMER’in Samsun Şubesinde kadrolu Türkçe okutmanı ve Türkçe Bölümü Başkanı olarak göreve başladı. 1993 yılının Nisan ayında TC Dış İşleri Bakanlığı aracılığıyla Kazakistanlı diplomatlara Türkçe öğretmek üzere Kazakistan’ın Almatı şehrinde 9 ay süreyle görev yaptı. Almatı’daki görevi esnasında Kazak Dili ve Edebiyatı üzerine araştırmalar yaptı. Görev süresi sona erdikten sonra TÖMER’deki görevine döndü. Daha sonra A.Ü. TÖMER Gaziantep Şubesine tayin edilerek Yabancı Diller Bölüm Başkanı ve Türkçe Okutmanı olarak bir yıl çalıştı.
1994 yılında A.Ü. TÖMER’in Ankara’daki Tunalı Hilmi Şubesinde Türk Lehçeleri Bölümü Başkanı olarak görevlendirildi ve A.Ü. TÖMER Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünce çıkarılan Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Dergisinin Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptı. Ayrıca A.Ü.TÖMER bünyesinde kurulan Bilimsel Araştırma Kurulu (BİLAK) Başkanlığını yürüttü. Türk Dünyasının önde gelen dilci ve edebiyatçılarının makalelerinin yayımlanmasında: Kazakların ünlü şairi Abay Kunanbayev, JambılJabayev ve yazar Muhtar Awezov, Türkmenlerin ünlü şairi Mahtumkulu, Azerbaycan’ın ünlü şairi Bahtiyar Vahapzâde ve Ali ŞirNevâî gibi Türk Dünyasının dil ve edebiyat ustaları adına özel sayıların çıkarılmasında katkıları oldu.
Ahmet Güngör, Bilimsel çalışmalarını Türkiye Türkçesi’nin öğretimi, Kazakça ve Kırgızca üzerine yoğunlaştırmıştır. Kırgız Milli Devlet Üniversitesinde Kırgız Dilbilimi alanında Yüksek Lisansını (2003), H. Karasayev Bişkek Sosyal Bilimler üniversitesi, Türkoloji Ana Bilim Dalında ‘Kırgızca ve Türkçe’de Hastalık Adlarıyla İlgili Örtmece (Euphemism) Sözler’ (2006) adlı doktora tezini tamamlamıştır.1998-2004 yılları arasında Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, Modern Diller Yüksek Okulu, Türkçe Hazırlık Sınıfları Koordinatörü olarak görev yaptı. 2004-2005 Öğretim yılından itibaren Modern Diller Yüksek Okulunda ‘Dilbilime Giriş’, ‘Kırgızca’dan Tükçe’ye Sözlü Çeviri Uygulamaları’ ve ‘Kırgızca’dan Türkçe’ye Anında Çeviri Uygulamaları’ derslerini verdi.
2009 yılında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinden ayrılarak Sinop Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü kurucu öğretim üyesi olarak görevlendirildi. 2009-2012 yılları arası Sinop Üniversitesinde görev yaptı.
2012 yılında Giresun Üniversitesi, Fen- Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak görev aldı. Ayrıca GRÜ TÖMER’i kurarak müdürlüğünü yürüttü. 2016-2019 yılları arası Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde Hazırlık Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.
Ahmet Güngör’e Kazakistan’ın Çimkent şehrinde yer alan Bölgesel Sosyal Girişimcilik Üniversitesi (Regional Social – Innovational University www.rsiu.kz/ru) tarafından “Profesör” (26.05.2017), Uluslararası Bilişim Akademisi (International İnformatization Academy, IIA, Kazakistan/Almatı) tarafından “Akademik” unvanına layık görülerek akademi üyeliğine kabul edilmiştir (06.06.2017). Ayrıca Kırgızistan’ın İ. Arabayev Kırgız Devlet Pedagoji Üniversitesi, Senato Meclisi 71 no’lu kararıyla “Fahri Profesörlük” unvanı verilmiştir ( 27.04.2018).
Ahmet Güngör Uluslararası Dünya Dilleri Üniversitesinin kurulmasına yönelik proje çalışmalarına –ekip arkadaşlarıyla- devam etmektedir.
Evli ve üç çocuk babasıdır.