Dijital cihazların aşırı ve kontrolsüz kullanımıyla tanımlanan teknoloji bağımlılığı, yalnızca kullanım süresiyle değil, bireyin bilişsel yapısıyla da şekillenen bir davranışsal bozukluktur. Bu çerçevede, bilişsel süreçleri izleyen ve düzenleyen metakognisyon (üstbiliş) sistemi önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle kontrol edilemezlik, tehlike algısı ve düşünce kontrolü ihtiyacı gibi işlevsel olmayan metakognitif inançların teknoloji bağımlılığıyla yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu bulgular, kuramsal temelleri Wells ve Matthews tarafından geliştirilen Metakognitif Terapi (MKT) ile örtüşmektedir. MKT, düşünce içeriğinden ziyade düşünme tarzlarına odaklanarak bireyin bilişsel esnekliğini artırmayı ve işlevsel olmayan metakognitif kalıplarını dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Ancak MKT’nin teknoloji bağımlılığına özel kullanımı hem literatürde hem de klinik uygulamada sınırlı kalmaktadır. Bu mektup, MKT’nin bu alandaki potansiyeline dikkat çekmekte ve dijitalleşmenin hızla arttığı günümüzde bu müdahale yaklaşımının daha fazla araştırılmasını ve uygulanmasını gerekli kılmaktadır.
bağımlılık metakognisyon metakognitif terapi teknoloji bağımlılığı
Technology addiction, marked by the excessive and uncontrolled use of digital devices, is increasingly recognized as a behavioral disorder influenced by underlying cognitive mechanisms. Among these, metacognition—the system responsible for monitoring and regulating cognitive processes—emerges as a critical factor. Empirical findings highlight the role of maladaptive metacognitive beliefs, particularly regarding uncontrollability, danger, and the need for thought control, in sustaining technology-related addictive behaviors. Despite the theoretical alignment between these findings and the principles of Metacognitive Therapy (MCT), clinical applications of MCT in technology addiction remain limited. This letter underscores the potential of MCT as a structured, evidence-based intervention targeting dysfunctional metacognitive patterns in technology use. Given the expanding digital landscape, incorporating metacognitive frameworks into prevention and treatment strategies is imperative. The underutilization of MCT in this domain represents both a clinical gap and a research opportunity that warrants immediate attention.
addiction metacognition metacognitive therapy technology addiction
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Psikiyatri |
| Bölüm | Editöre Mektup |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.34087/cbusbed.1736165 |
| IZ | https://izlik.org/JA35ZS52XG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 13 Sayı: 1 |