Sesli betimleme, temelde kör/görme engelli bireyler için medya erişilebilirliği sağlayan ve dilsel, düzgüsel, zamansal kısıtlılıklara sahip bir görsel-işitsel çeviri modudur. Bu alımlama çalışması, kör/görme engelli Türk son kullanıcıların sesli betimlemeli dizi/filmlerden keyif almalarında etkili olan (f)aktörleri saptamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, sesli betimleme Aktör-Ağ Teorisi (AAT) çerçevesinde bir ağ olarak konumlandırılmıştır. Bu ağda yer alan canlı ve cansız aktörlerin birbirleriyle ilişkileri ile bu ilişkilerin son kullanıcıların dizi/film seyir zevkine olan etkisi nicel ve nitel yöntemlerle incelenmiştir. Bu kapsamda, “Türkiye’de sesli betimleme ağında hangi aktörler vardır ve bu aktörler birbirleriyle nasıl ilişki kurar?” ve “Türk son kullanıcılar sesli betimlemeden nasıl ve neden keyif almaktadır?” sorularına yanıt aranmıştır. Karma yöntemli çalışmanın ilk aşamasında, çevrimiçi anket aracılığıyla 72 kör/görme engelli yetişkin katılımcıdan sesli betimleme deneyimleri ve medya kullanım alışkanlıklarına ilişkin nicel veriler toplanmıştır. İkinci aşamasında ise 6 katılımcı ile çevrimiçi odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiş, bu görüşmede sesli betimlemenin kullanımı ve seyir zevkine dair nitel veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler ve tematik analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, Türkiye’de sesli betimleme ağının son kullanıcılar, SEBEDER (Sesli Betimleme Derneği), RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu), medya hizmeti sağlayıcıları ve ses gibi insan ve insan olmayan farklı aktörlerden oluştuğunu ve sesli betimlemeden keyif alınabilmesi için bu aktörlerin sürekli müzakereler ile bir araya gelmeleri gerektiğini göstermiştir. Sesli betimlemenin, başta izlenilen dizi/filmin anlaşılmasını, dizi/filme odaklanılmasını ve sosyalleşebilmeyi sağlamasından dolayı keyifli olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, yasal düzenlemelere rağmen sesli betimlemenin erişilebilirliği ve sürekliliğinin sınırlı olması, son kullanıcıların sesli betimlemeden aldıkları keyfi sekteye uğratmaktadır. “Biz olmadan, bizim için asla!” prensibinden hareketle, Türk son kullanıcılar sesli betimleme ağındaki birincil zorunlu geçiş noktaları olarak konumlanmaktadır.
sesli betimleme medya erişilebilirliği aktör-ağ teorisi alımlama çalışması
Audiodescription is an audio-visual translation mode targeting media accessibility mainly for blind/visually impaired individuals. It has certain limitations regarding language, channel, and time. This reception study aims to reveal the (f)actors affecting the enjoyment of the audiodescription of the series/films by the Turkish end-users. To this end, audiodescription is positioned as a network in line with Actor-Network Theory (ANT) (Latour, 1987; 2005). The effect of the relationships among living and non-living actors on the end-users’ enjoyment of audio described series/films was quantitatively and qualitatively analysed. In this vein, the following research questions were answered: “What are the actors in the audiodescription network in Türkiye and how do these actors interact with one another?” and “How and why do Turkish end-users enjoy audiodescription?” The first pillar of this mixed-method study, i.e., the quantitative data, is an online questionnaire responded by 72 blind and/or visually impaired adult participants, focusing on audiodescription experience and media viewing habits. The second pillar of the study, i.e., the qualitative data, is an online focus group with 6 participants, examining the use and enjoyment of audiodescription. The findings reveal that the audiodescription network consists of various human and non-human actors ranging from the end-users to SEBEDER (Audio Description Association), to RTÜK (The Turkish Radio and Television Supreme Council), to media service providers, and to audio, all of which should constantly aggregate through negotiations for an enjoyable audiodescription experience. It was found that audiodescription is enjoyable since it mainly enables comprehension, concentration, and socialisation. However, despite the legal regulations, the accessibility and sustainability of audiodescription are still limited, which obscures the enjoyment of audiodescription by the end-users. In line with the principle “Nothing about us without us”, the Turkish end-users are positioned as primary obligatory passage points in the audiodescription network.
audiodescription media accessibility actor-network theory reception study
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çeviri ve Yorum Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 39 |