Bu çalışma, Türkiye'nin zeytin üretim bölgelerinde iklim değişikliğinin etkilerini ve geleneksel tarım yöntemlerinin bu değişikliklere karşı ne kadar dayanıklı olduğunu araştırmaktadır. Araştırma, 1990-2020 yılları arasında Türkiye'nin en önemli yedi zeytin üretim ilinde (Aydın, İzmir, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Balıkesir) gerçekleştirilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve TÜİK'ten alınan veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Sonuçlar, tüm bölgelerde sıcaklık artışı (+1.1°C ile +1.8°C) ve yağış azalması (-%4.2 ile -%15.3) olduğunu göstermektedir. En büyük değişim Hatay ilinde görülmüştür. Çiçeklenme dönemindeki sıcaklık artışının zeytin verimini en çok olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. İklim değişikliği nedeniyle zeytin ağaçlarının var/yok yılı döngüsü uzamış ve verim dalgalanmaları artmıştır. Geleneksel zeytin çeşitleri (Halhalı, Memecik, Domat, Erkence) modern çeşitlere göre kuraklık ve sıcaklığa %12-15 daha dayanıklı bulunmuştur. Geleneksel yetiştiricilik yöntemleri su kullanımında %25-35 daha verimli olup, toprak nem tutma kapasitesini artırmaktadır. Bu yöntemler aynı zamanda çevreye daha az zarar vermektedir. İklim değişikliği, zeytin sektöründe yıllık tahmini 722 milyon TL ekonomik kayba ve yaklaşık 35.500 kişi istihdam kaybına neden olmaktadır. Ancak geleneksel yöntem kullanan üreticilerin kayıpları %18.2 daha azdır. Akdeniz Bölgesi'nde üretim azalırken, Ege Bölgesi'nin kuzeyinde artış görülmüştür. Çalışma, geleneksel tarım bilgisinin korunması ve modern tekniklerle birleştirilmesinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli olduğunu göstermektedir. Geleneksel zeytin üretim yöntemlerinin korunması, aynı zamanda zeytin kültürü turizmi ve agro-turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi açısından da önemli fırsatlar sunmaktadır. Sonuç olarak, sürdürülebilir zeytin üretimi için geleneksel yöntemlerin desteklenmesi gerekmektedir.
İklim değişikliği zeytin yetiştiriciliği sürdürülebilirlik kuraklık dayanıklılığı zeytin turizmi agro-turizm
This study investigates the impacts of climate change on olive production regions in Türkiye and the resilience of traditional farming methods to these changes. The research was conducted in Turkey's seven major olive-producing provinces (Aydın, İzmir, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Balıkesir) between 1990 and 2020. Data from the Turkish State Meteorological Service and TÜİK were analyzed using statistical methods. The results indicate temperature increases (+1.1°C to +1.8°C) and precipitation decreases (-4.2% to -15.3%) across all regions. The most significant changes were observed in Hatay province. Temperature increases during the flowering period were found to have the most negative impact on olive yields. Climate change has extended the on/off year cycle of olive trees and increased yield fluctuations. Traditional olive varieties (Halhalı, Memecik, Domat, Erkence) were found to be 12-15% more resilient to drought and heat compared to modern varieties. Traditional cultivation methods are 25-35% more efficient in water use and enhance soil moisture retention. These methods also cause less environmental harm. Climate change causes an annual estimated economic loss of 722 million TL in the olive sector and a loss of approximately 35,500 jobs. However, losses are 18.2% lower for producers using traditional methods. Production has decreased in the Mediterranean Region, while an increase has been observed in the northern Aegean Region. The study demonstrates the importance of preserving traditional agricultural knowledge and integrating it with modern techniques in combating climate change. The preservation of traditional olive production methods also offers significant opportunities for the development of olive culture tourism and agro-tourism activities. In conclusion, supporting traditional methods is necessary for sustainable olive production.
Climate change olive cultivation sustainability drought resilience olive tourism agro-tourism
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ekosistem İşlevi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 2 |