Job insecurity is defined as a perceived threat to the continuity, stability, and sustainability of employment. On the other hand, thriving at work is considered a psychological state in which individuals experience a sense of vitality and learning. The first component, vitality, refers to feeling energetic and dynamic in the workplace, while the second component, learning, is characterized by the acquisition and application of new knowledge and skills. Certain job stressors, such as job insecurity, are described as “double-edged swords” due to their potential to create both positive and negative effects on employee development. Job insecurity may threaten employees’ employment status. In response to this threat, employees may focus on enhancing their resources—such as knowledge, skills, and abilities—to become more valuable to the organization. They may strive to become ideal employees or pursue educational opportunities to increase their potential job prospects. In this context, employees may exert effort to thrive at work. In other words, thriving at work can be used as a job preservation strategy. Based on this premise, this study aims to examine the impact of job insecurity on thriving at work. The research sample consists of 180 subcontracted workers employed within a Public Economic Enterprise (PEE). Data were collected from 138 subcontracted workers via an online survey. The collected data were analyzed using AMOS and SPSS software packages. According to the analysis results, it was observed that job insecurity had a significant and positive effect on the learning dimension of thriving at work.. These findings suggest that as employees’ perceptions of job insecurity increase, their tendency to learn also increases. However, no significant relationship was found between job insecurity and the vitality dimension of thriving at work.
İş güvencesizliği; istihdamın devamlılığına, sürekliliğine ve istikrarına yönelik algılanan bir tehdit olarak ifade edilmektedir. İşte kendini yetiştirme ise bireylerin canlılık ve öğrenme duygusunu deneyimledikleri bir psikolojik durum olarak kabul edilmektedir. Bu durumun ilk bileşeni olan canlılık, bireyin iş yerinde enerjik ve dinamik hissetmesini ifade ederken; ikinci bileşen olan öğrenme ise bireyin yeni bilgi ve beceriler edinmesi ve bunları uygulamasıyla karakterize edilir. İş güvencesizliği gibi bazı iş stresörleri “iki tarafı keskin kılıç” olarak ifade edilmektedir ve çalışanların gelişimi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler yaratma potansiyeline sahip olduğu ifade edilmektedir. İş güvencesizliği çalışanların istihdamını tehdit edebilir. Bu tehdidi ortadan kaldırmak isteyen çalışanlar; bilgi, beceri ve yetenek gibi kaynaklarını geliştirmeye odaklanarak örgüt açısından daha değerli hale gelmeye çalışabilirler. Bu doğrultuda ideal bir çalışan olma çabası gösterebilir veya potansiyel iş fırsatlarını artırmak amacıyla eğitim olanaklarını takip edebilirler. Dolayısıyla işte kendilerini yetiştirmek için çaba sarf edebilirler. Başka bir ifadeyle, çalışanlar işte kendini yetiştirmeyi bir iş koruma stratejisi olarak kullanabilirler. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı iş güvencesizliğinin işte kendini yetiştirme üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu kapsamda bir Kamu İktisadi Teşebbüs (KİT) bünyesinde çalışan 180 taşeron işçi araştırmanın ana kitlesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda online anket yöntemi ile 138 taşeron işçiden veriler toplanmıştır. Toplanan veriler AMOS ve SPSS paket programlarından yararlanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre iş güvencesizliğinin işte kendini yetiştirmenin öğrenme boyutunu anlamlı ve pozitif yönlü etkilediği görülmüştür. Bu sonuçlara göre çalışanların iş güvencesizliği algıları arttıkça öğrenme eğilimleri de artmaktadır. Buna karşın iş güvencesizliği ile işte kendini yetiştirmenin canlılık boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Strateji, Yönetim ve Örgütsel Davranış (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.35408/comuybd.1779244 |
| IZ | https://izlik.org/JA77RT58LC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 24 Sayı: 60 |
Sayın Araştırmacı;
Dergimize gelen yoğun talep nedeniyle halihazırda yaklaşık 100 makalenin süreçleri devam etmektedir. Bu makalelerin süreçleri nihayete erdirildikten sonra dergimiz yeni makale alımına başlayacaktır.
Dergimize göndereceğiniz çalışmalar linkte yer alan taslak dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Çalışmanızı aktaracağınız taslak dergi yazım kurallarına göre düzenlenmiştir. Bu yüzden biçimlendirmeyi ve ana başlıkları değiştirmeden çalışmanızı bu taslağa aktarmanız gerekmektedir.
Türkçe Makale Şablonu için tıklayınız...
İngilizce Makale Şablonu için tıklayınız...
Ücret politikası için tıklayınız..
Saygılarımızla,