The life of Buddha’s information about (563-483 BC) has learned through Buddhist works written in Palī language, which known to have been written down after his death. There are many narratives about Buddha's life in this works. However, it has seen that especially Buddha has an overestimated and mythological, miraculous myths were added to his biography in this works. For this reason, Buddhist literature can be confusing for those who want to research the historical reality of Buddha. In fact, such myths and legends have not in Buddha's life or even in the principal of Buddhist spirit. It should be considered normal to add mythical stories to these narratives, either by the person(s) who wrote the work or because the writing period of the work was long after Buddha's death. Buddha is not a god but a human. He has been deified after death. In studies dealing with Buddha's life, the phrase "according to traditional records" has been used to refer to his mythological life. This study has aimed to reveal the historical reality of Buddha by identifying the mythological stories added to the narratives about Buddha's life through literature review, and by using qualitative research method and comparative analysis of Buddha biographies. Throughout the study, it is aimed to reveal the real life of Buddha by investigating the narrative differences about Buddha's life, the unusual stories attributed to him, and the stories that are not in the Buddhist spirit. It is expected that the work will guide those who want to learn the true Buddha thought and the spirit of Buddhism.
Buddha’nın (MÖ 563-483) hayatı ile ilgili bilgilere kendisinin ölümünden sonra yazıya geçirildiği bilinen Palī dilinde yazılmış Buddhist eserler sayesinde ulaşılmaktadır. İlgili eserlerde Buddha’nın hayatını konu edinen birçok anlatı yer almaktadır. Ancak eserlerde özellikle Buddha’nın yüceltildiği, kişiliğine mitolojik ve mucizevi unsurların eklendiği görülmektedir. Bu sebeple, Buddhist edebiyata ait eserler, Buddha’nın tarihsel gerçekliğini araştırmak isteyen kişiler için yanıltıcı olabilmektedir. Aslında Buddha’nın yaşamında ve hatta Buddhist düşünce yapısının özünde bu tür mitosların ve efsanelerin yeri yoktur. Eseri kaleme alan kişi(ler) tarafından ya da eserin yazılış döneminin Buddha’nın ölümünden çok sonra olması sebebiyle bu anlatılara mitsel özelliklerin eklenmesi olağan bir durum olarak değerlendirilmelidir. Buddha bir tanrı değil, insandır. Öldükten sonra tanrısallaştırılmıştır. Buddha’nın hayatını konu edinen çalışmalarda, “geleneksel kayıtlara göre” ifadesi kullanılarak mitoslaştırılan yaşamına referans gösterilmek istenmektedir. Bu çalışma, Buddha’nın hayatı ile ilgili anlatılara eklenen mitolojik unsurları literatür taraması ile tespit edip nitel araştırma yöntemi ile Buddha biyografilerinin karşılaştırmalı analizinden yararlanarak Buddha’nın tarihsel gerçekliğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışma boyunca Buddha’nın yaşamına dair olan anlatı farklılıkları, kendisine atfedilen olağanüstü özellikler ve Buddhist düşünce yapısında olmayan unsurlar araştırılarak Buddha’nın gerçek yaşamını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmanın gerçek Buddha düşüncesini ve Buddhizm’in özünü öğrenmek isteyenlere yol göstermesi beklenmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2022 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1010221 |
| IZ | https://izlik.org/JA84UC69EA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 24 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla