Göçle gelen mültecilerin birçok sorunları olmaktadır. Bunlardan en önemlisi de iletişim, yani dil sorunudur. Göç ettikleri ülkenin dilini bilmek, mülteciler için iş bulabilmek, eğitimlerine devam edebilmek, hayatlarını daha düzenli bir şekilde sürdürmek demektir. Son yıllarda Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Suriyelilerin ülkemizdeki hayata uyum sağlamaları için pek çok çalışma yürütülmektedir. Zorunlu eğitim çağındaki Suriyeli çocuklara eğitim öğretim fırsatlarının sağlanması, her yaştan Türkçe öğrenmek isteyenlere yönelik Türkçe kurslarının açılması bu çalışmalardan bazılarıdır. İzmir’deki Suriyeli çocukların Türkçe ifade edici dil becerilerini ölçmek ve değerlendirmek amacıyla yaptığımız çalışma, Buca ilçesinde milli eğitim bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda eğitim görmekte olan 8. sınıf düzeyindeki 14 Suriyeli çocuğu kapsamaktadır. Çalışma nitel bir yöntem olan derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiş ve elde edilen konuşmalar yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre dil bilimsel olarak analiz edilmiştir. Katılımcıların, konuşma sırasında yaptıkları sesbilimsel, biçimbilimsel, anlambilimsel ve sözdizimsel yanlışlar tespit edilip yorumlanmıştır. Buna göre en çok tespit edilen yanlış %76, 78 ile ses bilimsel yanlışlardır. Onu %17, 36 ile biçim bilimsel yanlışlar, %4, 03 ile söz dizimsel yanlışlar ve %1, 81 ile anlam bilimsel yanlışlar takip etmiştir. Bu çalışmayla Suriyeli mülteci çocukların Türkçe konuşma becerilerinin yanlış çözümlemesi yaklaşımıyla değerlendirilmesi bakımından önemli bir boşluğun doldurulması ve Türkçe öğreticilerinin öğretim süreçlerine ışık tutulması hedeflenmiştir.
Yabancı dil olarak Türkçe göç konuşma becerisi yanlış çözümlemesi mültecilerin dil sorunu
Refugees who come through immigration have many problems. The most important of these is the problem of communication, namely language. Knowing the language of the country they migrated to means to find a job for refugees, to continue their education and to continue their lives in a more orderly manner. In recent years our country to adapt to the life of the remaining Syrians forced to migrate to Turkey many studies are conducted. Providing educational opportunities for Syrian children at the age of compulsory education and opening Turkish courses for those who want to learn Turkish from all ages are some of these activities. Our study, which we conducted to measure and evaluate the Turkish expressive language skills of Syrian children in Izmir, includes 14 Syrian children at the 8th grade who are studying in official secondary schools affiliated to the Ministry of National Education in Buca district. The study was carried out with the in-depth interview method, which is a qualitative method, and the speeches obtained were analyzed linguistically according to the error analysis approach. Phonological, morphological, semantic and syntactic mistakes made by the participants during the speech were identified and interpreted. Accordingly, the most common mistakes with 76, 78% are phonetic errors. It was followed by morphological errors with 17,36%, syntactic errors with 4, 03% and semantic errors with 1, 81%. With this study, it is aimed to fill an important gap in terms of evaluating the Turkish speaking skills of Syrian refugee children with the error analysis approach and to shed light on the teaching processes of Turkish teachers.
Turkish as a foreign language immigration speaking skills error analysis language problem of refugees
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Mayıs 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1055618 |
| IZ | https://izlik.org/JA94CS72SM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 4 - Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Konferansı, Göç: Önümüzdeki Yirmi Yılın Projeksiyonu ve Ötesi |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla