Özellikle geride kalan yüzyılın ikinci yarısından itibaren evrensel boyut kazanan, ulusal ve uluslararası düzeyde toplumsal yaşamda sürdürülebilirliğin sağlanması açısından aşılması gereken en önemli sorunlardan biri olarak görülen göç, günümüzde çok daha fazla kuşku, kaygı ve şüphe ile bakılan bir olguya dönüşmüştür. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin açıklamalarına göre dünyada neredeyse her iki saniyede bir kişinin çatışma, zulüm, açlık veya savaş nedeniyle zorla yerinden edildiği gerçeği ile birlikte değerlendirildiğinde, göçün günümüzdeki etki alanı ile beraberinde getirebileceği tehditlerin boyutunu anlamak çok daha kolay olacaktır. Daha çok yaşamsal ve ekonomik gerekçelerle birlikte anılan göç kavramının en önemli sorun ayaklarından biri de kültürel farklılıklar yüzünden yaşanan toplumsal uyumsuzluktur. Bu çalışmada; yarım asırdan fazladır iç göç hareketliliği hiç azalmayan, bunun yanı sıra dünyada en fazla dış göç alan, en yoğun kullanılan yasadışı göç trafiği güzergâhlarından birine ev sahipliği yapan Türkiye’de, göç olgusunun taşıdığı anlam ve öneme genel olarak değinilerek, İzmir özelinde göçe bağlı kültürel uyum sorunlarının azaltılması noktasında kültür kurumu kimliği ile halk kütüphanelerinin süreci kolaylaştırmadaki rolünün ortaya konulması amaçlanmıştır.
Çalışma kapsamında, önce şehrin asıl göç odağını oluşturan merkez ilçelerinde kent sakinlerinin kullanımına açık olan ve farklı kullanıcı odaklarına öncelikli hizmet verme yükümlülüğü bulunan halk kütüphanelerinin görev ve işlevleri bağlamında ortak kent kültürünün oluşması sürecindeki sorumlulukları ortaya konulmuştur. Ardından iç, özellikle de dış göç ile İzmir’e gelen ve bu şehirde yeni bir hayat kurmaya çalışan vatandaşların halk kütüphaneleri ile olan ilişkileri, bu ilişkilerin kente ve kent kültürüne uyum noktasındaki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Yarı yapılandırılmış betimleme yönetimi ile kurgulanan araştırmada, ortaya konan bilgilerin halk kütüphanelerinin göçmenlerin kente uyum ve kent kültürünü sorunsuz içselleştirebilmeleri noktasındaki rolünün somutlaştırılması amacı ile örnekler üzerinden de değerlendirmeler yapılmıştır. Ortaya konan iyi örnek ve işbirliklerine rağmen, sınırlı ve birey odaklı çabaların dışında, bu konudaki hizmet felsefesinin beklenen düzeyden uzak olduğu tespit edilmiştir.
Göç İzmir Halk kütüphaneleri Kent kültürü Kültürel uyum Kültürel zenginlik.
Especially in the second half of the last century, migration, which gained a universal dimension and considered one of the most important problems to be overcome in terms of ensuring sustainability in social life at national and international level, has turned into a phenomenon that is viewed with much more suspicion, anxiety, and suspicion today. According to the statements of the United Nations High Commissioner for Refugees, when considered together with the fact that almost one person in the world is forcibly displaced every two seconds due to conflict, persecution, hunger, or war, it will be much easier to understand the size of the threats that migration can bring with its current sphere of influence. One of the most important problems of the concept of immigration, which is mostly associated with vital and economic reasons, is the social incompatibility experienced due to cultural differences. In this study, more than half a century of internal migration mobility no reduction, as well as most foreign immigration in the world, most widely used hosting one of the illegal immigration traffic routes meaning of the phenomenon of migration in Turkey and the importance of referring in general, Izmir special immigration due to cultural adaptation problems aimed to reveal the identity of cultural institutions and the role of public libraries in facilitating the process.
Within the scope of the study, firstly, the responsibilities of public libraries, which are open to the use of city residents in the central districts of the city, which are the main migration focus, and are obliged to provide priority services to different user foci, in the process of forming a common urban culture in the context of their duties and functions. Then, the relations with the public libraries of the citizens who came to Izmir with internal, especially external migration and trying to establish a new life in this city, the place and importance of these relations in the city and the city culture were emphasized. In the research, which was built with semi-structured description management, evaluations were made on the examples in order to concretize the role of public libraries in the adaptation of the immigrants to the city and the integration of urban culture without any problems. Despite good examples and collaborations put forward, it has been determined that the service philosophy on this issue is far from the expected level, apart from limited and individual-oriented efforts.
Migration Izmir Public libraries Urban culture Cultural harmony Cultural diversity
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Mayıs 2021 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1055650 |
| IZ | https://izlik.org/JA52DL37WE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 4 - Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Konferansı, Göç: Önümüzdeki Yirmi Yılın Projeksiyonu ve Ötesi |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla