Ücret, işçinin ve ailesinin yegâne geçim kaynağıdır. Aynı zamanda, devletler için önemli bir refah göstergesi ve vergi kalemidir. Bu nedenle işçiyi, ailesini ve ekonomik anlamını korumak için ücretin mevzuat bakımından güvenceye alınması bir zorunluluktur. Bu zamana kadar gerek uluslararası anlaşmalarda gerekse ulusal mevzuatlarda ücretin korunması ile ilgili sınırlar, ayrıcalıklar ve kapsam belirlenmiştir. Ancak; 2019 yılının sonunda Çin’de başlayan, hızla dünyaya yayılan COVID-19 kısa süre sonra Dünya Sağlık Örgütü’nce küresel salgın ilan edilmesine neden olmuş ve yaşanan sosyal ve ekonomik krizler ücretin korunması ile ilgili düzenlemeleri yetersiz kılmış, konuyu yeniden gündeme getirmiştir. Bu dönemde, işletmeler kapatılmış, tedarik zincirleri aksamış, ulaşım kısıtlanmış, işsizlik ve eksik istihdam artmıştır. Özellikle ücretli toplumlarda, yaşanan bu ekonomik kriz sosyal krizlere dönüşmüştür. Bu süreçte, iş hukuku uygulamaları sorgulanır hale gelmiştir. Böylece tüm dünyada iş hukuku düzenlemeleri yeniden gözden geçirilmiş, kapsam ve hak etme koşullarında basitleştirmelere gidilmiştir. Ayrıca yeni uygulamalarla mevzuat bağlamında koruma kapsamına girmeyen işçiler de görece güvenceye alınmıştır.
Türkiye’de sürecin nasıl yönetildiği ve özellikle ücretin korunması bağlamındaki değişiklik ve düzenlemeleri incelemek, bu çalışmanın temel amacıdır. Avrupa birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü raporlarından diğer ülke uygulamalarını değerlendirmek ve Türkiye uygulamalarını kıyaslamak ise ikincil amaçtır. Buna göre, Türkiye’de salgın zorlayıcı sebep olarak kabul edilmiş ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartları hafifletilerek yaygınlaşması sağlanmış, işverenlere sağlanan desteklerle çalışanlara iş ve ücret güvencesi sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca fesih hakkı sınırlandırılarak ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri hariç işten çıkarmalar yasaklanmıştır. İşverenlere işçiyi ücretsiz izne çıkarma hak ve yetkisi tanınmıştır. Ücretsiz izin süresince gelirden yoksun kalacak olan işçiye İşsizlik Sigorta Fonundan karşılanmak üzere nakdi ücret desteği imkânı getirilmiştir. Bu bağlamda Türkiye, diğer dünya ülkeleri ile benzer düzenlemelerle ücreti görece korumaya almıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Mart 2022 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2022 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1089245 |
| IZ | https://izlik.org/JA29ZC83JL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 24 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla