People are often exposed to gender roles from birth to determine consumption preferences and decisions in line with these roles in their future lives. These roles, which have changed from society to society, can enable people to take an effective position in the decisions of consumption. However, previous studies have shown that individuals have similar consumption preferences on the consumption of a global shock.In this context, the aim of the study is to demonstrate the way that the consumption patterns of the roles that society has put into the gender, along with the Covid-19 epidemic, have changed on young adults. In-depth interview technique from qualitative research techniques was used as a method of research. These meetings were held with 40 students in the departments of the Faculty of Economics and Administrative Sciences (business, economics, public administration, political sciences and international relations) of Muğla Sitki Kocman University within the scope of the study. As a result, participants who have made procurement against the perception of gender with the global outbreak have been extremely low, and even the majority of young adults have shown that they do not consume and oppose gender-dependent consumption.
Consumption Preferences Gender Covid-19 Outbreak Qualitative Research Technique
Genellikle insanlar doğumdan itibaren toplumsal cinsiyet rollerine maruz kalarak ilerleyen yaşantılarında bu roller doğrultusunda tüketim tercihlerini ve kararlarını belirlemeye çalışmaktadır. Toplumdan topluma değişen söz konusu bu roller, kişilerin vereceği tüketim kararlarında etkili bir pozisyonda yer almasını sağlayabilir. Ancak daha önce yapılmış çalışmalar, küresel bir şokun tüketimler üzerinde bireylerin benzer tüketim tercihlerinde bulunulduğunu göstermiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı Covid-19 salgını ile birlikte toplumun cinsiyetlere yüklediği rollere ait tüketim kalıplarının genç yetişkinler üzerindeki değişiminin ne şekilde yaşandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışma kapsamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde yer alan bölümlerdeki (işletme, iktisat, kamu yönetimi, siyaset bilimleri ve uluslararası ilişkiler) 40 öğrenci ile bu görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak küresel salgınla birlikte toplumsal cinsiyet algısına aykırı satın alımlar gerçekleştiren katılımcıların son derece az oluşu hatta genç yetişkinlerin büyük çoğunluğunun toplumsal cinsiyete bağlı tüketim yapmadıkları ve buna karşı oldukları ortaya çıkmıştır.
Tüketim Tercihleri Toplumsal Cinsiyet Covid-19 Salgını Nitel Araştırma Tekniği
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ekim 2022 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2023 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1192633 |
| IZ | https://izlik.org/JA92HZ24GW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2023 Cilt: 25 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla