In Hellenistic Period Epicurus was the main representative of the hedonism doctrine. He agrees with many hedonist philosophers, especially with Aristippos, on the point that pleasure is a good in itself, but he differs from most of the philosophers in question when it comes to the nature of pleasure. Hence, Epicurus did not satisfied with the clasification that based only on corporeal pleasures and included a qualitative classification as well as a quantitative one among the pleasures. According to Epicurus, the purpose of human life is happiness and a happy life is a life full of pleasure. At the same time, achieving the kind of happines that could correspond to purpose of life would possible with permanent pleasures that are expected to last throughout life, not just with corporeal ones. In this study, the role of virtues in reaching to a happy life, framed by the doctrine of hedonsim on the lines of epicureanism, has been investigated. Epicurus has claimed that virtues were an integral part of a happy life, and moreover, this claim, in a way, has made researchers think whether a virtuous life was an end in itself in the philosophy of Epicurus. However, the claim of Epicurus according to which the ultimate purpose of life is happiness is absolutely clear, and this claim reduces the other elements realitive to happiness in his theory to an instrumental position. Therefore, in hedonist theory of Epicurus virtues essentially have an instrumental value and the strenght attributed to them does not matter.
Epiküros Helenistik Dönem hazcılık öğretisinin başlıca temsilcisidir. O, hazzın kendi başına bir iyi olduğu noktasında, Aristippos başta olmak üzere, birçok hazcı filozofla aynı görüştedir ancak mesele hazzın mahiyetini konuşmaya geldiğinde söz konusu filozofların çoğundan ayrılır. Nitekim Epiküros tek türden bedensel hazlar tasnifini yeterli görmemiş ve hazlar arasında niceliksel olanın yanında niteliksel bir sınıflamaya da yer vermiştir. Epiküros’a göre insan yaşamının amacı mutluluktur ve mutlu bir yaşam haz dolu bir yaşamdır, bununla birlikte yaşamın amacı olacak türden bir mutluluğa erişmek anlık doyumlar içeren salt bedensel hazlarla değil, daha çok yaşam boyu sürmesi beklenen kalıcı hazlarla mümkündür. İşte, bu çalışmada Epiküros’un hazcılık öğretisinin sınırlarını çizdiği türden mutlu bir yaşama erişmede erdemlerin rolünün ne olduğu araştırılmıştır. Epiküros erdemlerin mutlu bir yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu iddia etmiştir ve dahası bu iddia bir yönüyle araştırmacılara Epiküros felsefesinde erdemli bir yaşamın kendi başına bir amaç olup olmadığını düşündürmüştür. Ne var ki Epiküros’un yaşamın nihai amacının mutluluk olduğu iddiası kesin bir dille ortadadır ve bu iddia teorisinin diğer unsurlarını mutluluğa göre araçsal bir konuma indirgemektedir. Dolayısıyla Epiküros’un hazcılık öğretisinde erdemler, kendilerine yüklenen anlam ne kadar güçlü olursa olsun, temelde araçsal bir değere sahiptir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Gelişme Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ekim 2023 |
| Kabul Tarihi | 4 Nisan 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2024 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1382943 |
| IZ | https://izlik.org/JA42FN34ZZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2024 Cilt: 26 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla