This study offers a comparative posthumanist analysis of Elizabeth Gaskell’s North and South and Orhan Kemal’s On Fertile Lands, exploring the dissolution of anthropocentric subjectivity and the evolution of humans within industrial and urban settings. By placing these novels within their specific socio-historical contexts—Victorian England during the Industrial Revolution and Turkey’s rural-urban migration post-1950s—the paper explores how literature mirrors the dissolution of traditional human autonomy in favour of interconnected and distributed identities. Utilising posthumanist theories, it contends that both novels illustrate humans as interconnected with technological and socio-economic frameworks and that identities are reshaped through interaction with machines, factories, and urban environments. Through its portrayal of the alienation experienced by rural migrants and their assimilation into capitalist frameworks, On Fertile Lands highlights a transition from anthropocentric values to posthumanist interpretations. Migrants are portrayed as social subjects and as posthumanist entities, with their identities redefined through their interactions with industrial machinery, factories, and urban systems. In a comparable manner, North and South indicates the transformative impact of industrial capitalism on the relationship between humans and machines, particularly displayed through Margaret Hale's developing awareness in Milton. Labourers in the novel function as extensions of the machines they operate, presenting a complex dynamic of human and non-human interactions. Considering this, the study enhances the understanding of posthuman subjectivity in literature through the juxtaposition of these novels, providing a cross-cultural perspective on the relationship between humans and machines.
Posthumanism Orhan Kemal Elizabeth Gaskell North and South On Fertile Lands
Bu çalışma, Elizabeth Gaskell’in Kuzey ve Güney ve Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde adlı eserlerinin karşılaştırmalı bir posthümanist analizini sunarak, insan merkezli öznelliğin çözülmesini ve endüstriyel ve kentsel ortamlardaki insanların evrimini araştırmaktadır. Makale, bu eserleri belirli sosyo-tarihsel bağlamlarına yerleştirerek - Sanayi Devrimi sırasında Viktorya İngiltere’si ve 1950’lerden sonra Türkiye’nin kırsal-kentsel göçü - edebiyatın, birbirine bağlı ve dağıtılmış kimlikler lehine geleneksel insan özerkliğinin çözülmesini nasıl yansıttığını araştırmaktadır. Posthümanist teorileri kullanarak her iki romanın da insanları teknolojik ve sosyoekonomik çerçevelerle birbirine bağlı olarak gösterdiğini ve kimliklerin makineler, fabrikalar ve kentsel ortamlarla etkileşim yoluyla yeniden şekillendirildiğini öne sürmektedir. Kırsal göçmenlerin deneyimlediği yabancılaşmayı ve kapitalist çerçevelere asimile olmalarını tasvir ederek, Bereketli Topraklar Üzerinde, insan merkezli değerlerden posthümanist yorumlara geçişi vurgulamaktadır. Göçmenler, sosyal özneler ve posthümanist varlıklar olarak tasvir edilmekte ve kimlikleri, endüstriyel makineler, fabrikalar ve kentsel sistemlerle etkileşimleri aracılığıyla yeniden tanımlanmaktadır. Benzer bir şekilde, Kuzey ve Güney, özellikle Margaret Hale’in Milton’da gelişen farkındalığı aracılığıyla gösterilen, endüstriyel kapitalizmin insanlar ve makineler arasındaki ilişki üzerindeki dönüştürücü etkisini ele almaktadır. Romandaki işçiler, çalıştırdıkları makinelerin uzantıları olarak işlev görür ve karmaşık bir insan ve insan olmayan etkileşimler dinamiğini sunmaktadır. Bunu göz önünde bulundurarak, çalışma, bu metinlerin yan yana getirilmesi yoluyla edebiyatta posthüman öznelliğinin anlaşılmasını geliştirerek insanlar ve makineler arasındaki ilişkiye dair kültürler arası bir bakış açısı sunmaktadır.
Posthümanizm Orhan Kemal Elizabeth Gaskell Kuzey ve Güney Bereketli Topraklar Üzerinde
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Nisan 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1640182 |
| IZ | https://izlik.org/JA74AD85SC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla