Bu araştırma, sivil toplum perspektifinden göçmen ve sığınmacılara yönelik ayrımcılık ve sosyal dışlanma olgusunu sosyal hizmet disiplininin temel ilkeleri bağlamında değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma, fenomenolojik yaklaşımı temel alan bir nitel araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırma, Ağustos-Ekim 2021 tarihleri arasında İzmir’de yürütülmüştür. Araştırma kapsamında İzmir’de göçmen ve sığınmacılara yönelik faaliyet yürüten 14 sivil toplum kuruluşundan 21 kişiyle çevrimiçi derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, “sivil toplum çalışanlarının göçmen ve sığınmacıları konumlandırma biçimleri”, “sivil toplum perspektifinden göçmen ve sığınmacılara yönelik ayrımcılık ve sosyal dışlanma” ve “sivil toplum çalışanlarının göçmen ve sığınmacıların ayrımcılık ve sosyal dışlanmaya yönelik baş etme stratejilerine dair tespitleri” olmak üzere üç ana tema bağlamında analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre hak temelli sivil toplum söylemine ve sığınma hakkına yapılan vurguya rağmen bazı sivil toplum çalışanları tarafından göçmen ve sığınmacıların sorun, tehdit, mağdur ve muhtaç olarak görülerek olumsuz şekilde konumlandırıldığı ve kategorize edildiği dikkat çekmiştir. Bazı sivil toplum çalışanlarının İzmir’de yerel halkın genel olarak göçmen ve sığınmacılara yönelik mesafeli olduğunu ve onları istemediğini vurguladığı görülmüştür. Araştırma kapsamında göçmen ve sığınmacıların çeşitli ayrımcılık ve sosyal dışlanma biçimlerine maruz kaldığı dikkate değer bir husus olarak ortaya çıkmıştır. Ayrımcılık ve sosyal dışlanma karşısında göçmen ve sığınmacıların görünmez olma, kimliğini gizleme, kabullenme gibi çeşitli olumsuz baş etme stratejilerine başvurdukları dikkat çekmiştir. Ayrımcılık ve sosyal dışlanmanın göçmen ve sığınmacıların toplumsal yaşama katılımı ve entegrasyonunu olumsuz etkilediği görülmüştür.
Sivil Toplum Göçmen ve Sığınmacılar Ayrımcılık Sosyal Dışlanma Sosyal Hizmetin Temel İlkeleri
Etik kurul izni alınmıştır.
This research was conducted to evaluate the phenomenon of discrimination and social exclusion against migrants and asylum seekers from the perspective of civil society in the context of the basic principles of social work discipline. This research is designed as a qualitative research based on the phenomenological approach. The research was conducted in Izmir between August and October 2021. Within the scope of the research, online in-depth interviews were conducted with 21 people from 14 civil society organisations working for migrants and asylum seekers in Izmir. The research findings were analysed and interpreted in the context of three main themes: ‘how civil society workers position migrants and asylum-seekers’, ‘discrimination and social exclusion against migrants and asylum-seekers from the perspective of civil society’ and ‘determinations of civil society workers on the coping strategies of migrants and asylum-seekers against discrimination and social exclusion’. According to the research findings, despite the rights-based civil society discourse and the emphasis on the right to asylum, it is noteworthy that some civil society workers negatively position and categorise migrants and asylum seekers as problems, threats, victims and needy. It was observed that some civil society workers emphasised that local people in Izmir are generally distant towards migrants and asylum seekers and do not want them. Within the scope of the research, it is noteworthy that migrants and asylum seekers are exposed to various forms of discrimination and social exclusion. In the face of discrimination and social exclusion, it is noteworthy that migrants and asylum-seekers resort to various negative coping strategies such as being invisible, hiding their identity and acceptance. It has been observed that discrimination and social exclusion negatively affect the participation and integration of migrants and asylum-seekers in social life.
Civil Society Migrant and Asylum-seekers Discrimination Social Exclusion Basic Principles of Social Work
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Nisan 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1644919 |
| IZ | https://izlik.org/JA66GA46LU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla