This study aims to examine the role of positive psychology-based interventions in preventing peer bullying in schools. Peer bullying, which threatens students’ psychological well-being, academic achievement, and social development, has become an increasingly pressing global issue. The literature indicates that bullying behaviors have negative emotional, behavioral, and psychosocial impacts on both victims and perpetrators. Within this context, the study addresses the various types of bullying, their psychological and social consequences, and the roles assumed by students in these dynamics. It then explores the connection between positive psychology and anti-bullying strategies, focusing on concepts such as resilience, mindfulness, well-being, prosocial behaviors, and self-compassion. Findings from national and international research demonstrate that interventions grounded in positive psychology can enhance students’ coping skills, emotional regulation, and supportive peer relationships. These approaches contribute to building a safer school environment by reinforcing character strengths and reducing aggressive tendencies. Additionally, the study recommends that teachers, parents, and school administrators collaboratively implement evidence-based strategies to support students' psychological resources and interpersonal skills. Overall, the study suggests that positive psychology offers a sustainable and preventive framework for addressing bullying in educational settings.
Peer Bullying Positive Psychology Prosocial Behaviors Psychological Resilience Self-Compassion Well-Being
Bu çalışma, okullarda akran zorbalığını önlemede pozitif psikoloji temelli müdahalelerin rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu, akademik başarılarını ve sosyal gelişimlerini tehdit eden akran zorbalığı, küresel ölçekte giderek büyüyen bir sorun haline gelmiştir. Alanyazın, zorbalık davranışlarının hem mağdurlar hem de zorbalığı gerçekleştiren bireyler üzerinde duygusal, davranışsal ve psikososyal düzeyde olumsuz etkiler yarattığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışma, zorbalığın çeşitli türlerini, psikolojik ve sosyal sonuçlarını ve öğrencilerin bu süreçte üstlendikleri rolleri ele almaktadır. Ardından pozitif psikolojinin zorbalıkla mücadele süreçleri ile ilişkisi tartışılmış; psikolojik sağlamlık, bilinçli farkındalık, iyi oluş, prososyal davranışlar ve öz şefkat gibi kavramlara odaklanılmıştır. Ulusal ve uluslararası araştırmalardan elde edilen bulgular, pozitif psikoloji temelli müdahalelerin öğrencilerin başa çıkma becerilerini, duygusal düzenlemelerini ve destekleyici akran ilişkilerini geliştirebildiğini göstermektedir. Bu yaklaşımlar, karakter güçlerini pekiştirerek saldırgan eğilimleri azaltmakta ve daha güvenli bir okul iklimi oluşturmaktadır. Çalışmada ayrıca, öğretmenlerin, ebeveynlerin ve okul yöneticilerinin iş birliği içinde, öğrencilerin psikolojik kaynaklarını ve kişilerarası becerilerini destekleyici kanıta dayalı stratejiler uygulamaları önerilmektedir. Genel olarak çalışma, pozitif psikolojinin eğitim ortamlarında zorbalıkla mücadelede sürdürülebilir ve önleyici bir çerçeve sunduğunu öne sürmektedir.
Akran Zorbalığı İyi Oluş Pozitif Psikoloji Prososyal Davranışlar Psikolojik Sağlamlık Öz Şefkat
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal ve Kişilik Psikolojisi (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1668870 |
| IZ | https://izlik.org/JA95GE44UW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 28 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla