2008 Finansal Krizi’nden sonra vergi kayıp ve kaçaklarının önlenmesinde vergi idareleri arasında iş birliklerinin geliştirilmesi uluslararası alanda önemli bir politika hedefi haline gelmiştir. Bu iş birliklerinin en önemli aracı ise bilgi değişimidir. AB, ABD ve OECD öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucu günümüzde çok sayıda ülke bilgi değişimi anlaşmalarına katılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı vergi idareleri arasındaki bilgi değişiminin uluslararası vergi kayıp ve kaçağının önlenmesindeki rolünün tespitidir. Literatürde bu konuda yapılmış çalışmalar analiz edilmekte çeşitli sonuç ve öneriler sunulmaktadır. Buna göre ülkeler arasında iki taraflı ve talep üzerine bilgi değişiminin vergi kayıp ve kaçaklarını yeterince engelleyemediği görülmektedir. Bunun yerine günümüzde daha etkin olduğu görülen çok taraflı otomatik bilgi değişimi tercih edilmektedir. Ayrıca vergi idareleri arasındaki bilgi değişiminin mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu, idareye olan güveni ve vergi gelirlerini arttırabileceği sonucuna da varılmaktadır. Bununla birlikte kapsam dışında olan ülkelerin (özellikle ABD’nin) CRS’ye dahil olması, otomatik bilgi değişiminden kaçınılmasını sağlayabilecek uygulamalara karşı (yatırım yoluyla vatandaşlık alınması vb.) düzenlemelere gidilmesi önerilmektedir.
Bilgi Değişimi Vergi Kaçakçılığı Vergi Cennetleri Banka Gizliliği
Bu makale etik kurul onayı gerektirmemektedir.
Destekleyen kurum bulunmamaktadır.
Yazarların beyan edecek bir teşekkür notu bulunmamaktadır.
After the 2008 Financial Crisis, the development of cooperation between tax administrations to prevent tax losses and evasion has become an important policy objective in the international arena. The most important tool of this cooperation is the exchange of information. As a result of the efforts led by the EU, the US and the OECD, many countries are now participating in information exchange agreements. In this context, the aim of this study is to determine the role of information exchange between tax administrations in preventing international tax losses and evasion. The studies in the literature on this subject are analyzed and various results and suggestions are presented. Accordingly, it is seen that bilateral and on-demand exchange of information between countries cannot sufficiently prevent tax losses and evasion. Instead, multilateral automatic information exchange, which is seen to be more effective today, is preferred. It is also concluded that information exchange between tax administrations can increase taxpayers' voluntary tax compliance, trust in the administration and tax revenues. In addition, it is suggested that countries that are out of scope (especially the US) should be included in the CRS and that regulations should be introduced against practices that may avoid automatic exchange of information (such as obtaining citizenship through investment.
Exchange of Information Tax Evasion Tax Havens Bank Secrecy.
Ethics committee approval was not required for this article.
There is no supporting institution
The authors have no acknowledgments to declare.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Maliye Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1669038 |
| IZ | https://izlik.org/JA42CF33KJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla